Entanglement: Tatlı Mini Oyun!

Mesela dün bir Serdar Turgut yazısında okudum ki, ya da o olmayabilir, belki de bir Mehmet Barlas yazısıdır, çünkü ben liboş yazarları okuyup kıl olmayı severim de, herneyse, Turgut Özal bir teknoloji seven olarak interneti göremeden gitti diye okudum, ben bunu okuduğum şeyler arasından okudum onu, ki oku dinimizin ilk inen suresidir peygamberimize değil mi?

Evet şu an ürperdim, dinle ilgili yazmaya korkuyorum çünkü çok ilingirli bir konu, hepimiz müslümanız hamdolsun diyerek bağlayayım. Dikkat “bağlamak” kelimesini kullandım. Oyuna referans verebilirim buradan, ki yapmayacağım, ama aynı zamanda benim gibi internet nobeline layık yazarların aklına gelen her iyi fikri kağıda dökmediğini, ve hatta hiç birşeyi kağıda dökmediğini ama monitöre döktüğünü, ya da dur lan 2 dakka.

Yani diyorum ki, o kadar süper bağlantılar yapıyorum ki yazılarımda, beni bile şaşırtıyorum sonra okuyunca, çünkü edebiyatın en önemli ilkesi olan düşünmeden hızlıca yazma okuluna tabi tuttuğumdan kendimi, tabiatı ile tabi olduğum şey aslında bana hem bir hediye olurken hem de bazen bir ceza oluyor. Ya da olmasa kime ne?

Dikkat neredeyse toparlıyorum, ya da en azından gayem bu, allah izin verirse bu paragraf son paragraf olacak ve oyundan 3-5 bahsedip link vericem ama biliyor musun sevgili okur, acaba başarabilir miyim hiç bilmiyorum, ki zaten bunu açıklamaya daldığım için hedeften sapmaya başladım bile, ki bunu da saptayarak konuya dönebilirim her an, yani demek ki, kabul etmek tedavinin ilk adımı diyebiliriz!

Ama diyecek miyiz? Şu rastsal yazı yazmanın diyetini ödeyebilecek miyiz? Al lan diyetini die kolunu kesen biri tanımıştım çocukken, keşke o kişi Sibel Can çimen suyu diyeti yapsaydı da kolunu kesmek zorunda kalma…oaaaoaaoaoa neler yazıyorum yaa…

Herneyse,

Entanglement tam ofislik bir dar alan oyunu. Bir flash oyunu. Sadece mouse’un sol tuşuna tıkladığımız (apple sahibi, pc’de tek mouse butonu yok, o yüzden şaşkın şaşkın bakma, cool’sun sen, yakışmıyor :P ) ve mouse’un wheel’ini ileri geri kaktırdığımız, aayyy bu da çok düz oldu be.

Evet Turgut Özal interneti göremedi ama Aşık Veysel’de bu oyunu göremedi, ki uzun ince bir yoldaydı o da! (Vay vay flashback’e gel) Bu oyunda da amacımız uzun ince bir yol yapmak, ve bu yolu mümkün olduğunca uzun yapmak, ki mümkün olduğunca ince yapmak diye bişi yok zaten. Duvarlara çarpmadan uzatabildiğin kadar uzatacaksın abicim, bu yazı gibi yani.

Yoksa tüm bu konuşup duran ama birşey söylemeyen, koşturan ama yerinde sayan yazı yoksa oyunun mekaniklerine bir gönderme miydi? Yoksa kendi içine düğüm olan, bu anlamsızlığın altında sadece anlayana bazı anlamlar mı gizlemiştim ben, hatta terleyince sırtına bez koymuş,  7 yaşına kadar altına işediği için yatağına torba mı sermiştim? Ya da hala saçmalıyor muydum? Yoksa oyunun amacı gibi, uzatmalıyım, ne olursa olsun uzatmalıyım diye kastırıyor muydum?

Evet bu bilgi benimle mezara gidiyor sevgili okur…Belki karım sorsa ona söylerim gerçi :P Sen onu bunu boşver de git biraz entanglement oyna. Zevkli lan. Uza burdan.

Reklamlar

Etiketler:, ,

About cenkozmercan

I do the things that I like to do and if 1 is good, 10 is a whole lot better.

One response to “Entanglement: Tatlı Mini Oyun!”

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: