TTNET ile Telefon Görüşmemde Neler Öğrendim…

Bazen çok pişman oluruz hayatta ve ben şu an çok pişmanım. Peki neden? Az evvel TTNET Çağrı Merkezi ile 19 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptım ve bu konuşmayı kaydetmediğim için çok pişmanım. Ama burada özetlemeye değer bilgiler edindim, en azından onu yapayım diyorum.

Daha önceki bir yazımda TTNET’den artık kurtulduğumu ve Superonline’ın 10Mb sınırsız fiber bağlantılı sistemine geçtiğimi bildirmiştim, ama nefes almaya bile üşenen bir adam olarak TTNET’i iptal ettirmemiştim henüz. Karım bugün hazretleri aradı bu sefil sözde-hizmeti kapattırmak için, ki kendisine internet hesabımızı telefonda iptal etmeyeceklerini söylediler. Bunun üstüne ben aradım kendilerini, ve genelde insanlarla karşılaşmaları sevmesem ve beyaz kalmak isteyen bir adam olsam da contalar çıkınca yerinden kafamda, hakkımı arama konusunda biraz agresifleşebiliyorum. TTNET ile olan ilişkimde hele bu çok kolay oluyor, işi bu noktaya getirmede hep çok başarılı bir şirket olagelmiştir Lübnan şirketi TTNET.

İlk önce çıkan arkadaşa standart bir şekilde internetimi iptal ettirmek istediğimi bildirdim, bana sonuçlarını tahmin edemeden “neden iptal ettirmek istiyorsunuz?” diye bir soru sordu. Sorularla ilgili şöyle bir düşüncem vardır: Bazen cevabı bilmek istemezsiniz ama sorarsınız, ki bu da bence öyle bir soru oldu onlar adına. Ben kibar bir dille, ama arasıra “boktan” , “rezil”, “sefil”, “asbest gibi”, “kanserojen”, “ur” kelimelerini de kullanarak yıllardan beri tekel oldukları için kendilerine muhtaç olduğumu, artık kurtulduğum için çok mutlu olduğumu, aynı fiyata 10 katı hızlı fiber bağlantı aldığımı, ne zaman kendilerini arasam bir cevap alamadığımı ve bunun gibi bir sürü sebep saydım. Karşımdaki şahıs ŞAHSEN bir Telekom Müdürlüğüne gitmem gerektiğini ve internetimi telefondan iptal edemeyeceğini sayıklayıp durdu konuşma boyunca. Kendisinden beni yetkili birisine bağlamasını istedim. Yetkili diye birisi olmadığını ve en yetkili kişinin o an konuşmakta olan müşteri temsilcisi olduğunu belirtti. Bu noktada ben TTNET’in organizasyon şeması ile ilgili sorular sormaya başladım. Nasıl bir şirkette herkes eşit seviyede yetkili olabilirdi? Bir müdür, bir şef yokmuydu? Bunun üzerine yetkili kişilerin aslında olduğunu ama şu an onlardan birinin orada bulunmadığını söyledi. Ben bu arada coştukça coşup çok hızlı ardarda sorular sorduğum için sanırım kendisini afallatmıştım (stun oldu). Ona yetkilinin nasıl yetkileri olduğunu sordum, cevabı bu sefer beni afallattı. Sinirli bir anda gülmeme sebep oldu. Cevap şudur: “Yetkili kişi müşteriyi ikna ediyormuş”. Yetki bu yani hahahah.

Daha sonra diğer sorularımda bu sıklıkla susup kalmaya  başladı ve bir süre sonra beni bir yetkiliye bağlayacağını ve “beklemem gerektiğini söyledi.

2-3 dakika süper müzikler dinledikten sonra telefonda karşımda bir yetkili vardı. Ona yetkisini sordum, internette bir sorun olursa onunla ilgilenme falan gibi konumuzla alakası olmayan şeylerden bahsetti ki sözünü balla kestim. Bahsettiği gibi sorunu çözme falan gibi bir becerilerinin olmadığını, kendisini kandırmamasını, geçmişte yaşadığım sorunlarda aradığımda böyle bir çözüm üretemediklerini falan anlattım.

Hatta bundan 2-3 sene önce kafalarına esip de herkesin bağlantı hızını 2-4 kat arttırdıklarında aradığımda da yine böyle sinirlenmiştim ve o kadar psikopatlaşmış olmalıyım ki, bu işleri sahada yapan bir mühendisin şahsi cep telefonunu almayı başarmıştım o zaman. Kendisini aradığımda ve 512K internet ile 90 ping aldığım serverlardan 1Mb hıza çıkarttıklarından beridir 350-400 ping aldığımdan bahsettim ve adamcağız bana altyapının o zaman bu hızları kaldıracak güçte olmadığından, yeni yapılan altyapı çalışmalarından ve bunun daha 3-4 ay süreceğinden bahsetti.

Yine 1-2 yıl önce başka bir agresif görüşmemde “sınırsız” diye satılan hesapların aslında kotalı olduğunu, kota dolunca extradan fiyat eklenmediğini ama hızımızın kesildiğini itiraf ettirtmiştim.

İşte tüm bu sebeplerden dolayı artık TTNET urundan kurtulduğum için çok seviniyordum ama bugünkü konuşmada bu da kursağımda kaldı. Yeni gelen yetkili diğer ilk konuştuğum adamdan daha sakin, daha kendini güvenli cevaplar vermek dışında hep aynı şeyleri söyledi. İstersem şikayette bulunabileceğimi bildirdi. Kendisine şikayette bulunmak istediğimi bildirdim. Hangi konuda şikayette bulunacağımı sordu. Rezil bir servis sunduklarını, günde 2-3 kez sanki 56K modem bağlantısı gibi internetin gidip geldiğini, hızın asla vaadedilen hızlarda olmadığını, günlük ping oynamalarının adeta bir Asena göbek dansı gibi oynadığını, kendilerini aradığım zaman hiçbir zaman cevap veremediklerini ve beni kanser ettiklerini bildirdim, istediğini seç bu şikayetlerden diye ekledim. Ayrıca şikayetimin takipçisi olmak istediğimi, şikayetim kime gidecek, onu kim okuyacak, bu konu hakkında ne yapılacak bunları bilmek istediğini söyledim. Bunun mümkün olmadığını söyledi. “Yani ben şikayette bulunacağım,  birisi bunu okuyup sonra siktir mi edecek?” diye sordum. Cevaplar artık iyice muğlaklaştı.

Bu noktada kendilerine küfür etmeye başlarsam ne olacak onu sordum. Beni bir kez uyaracaklarını ve daha sonra telefonu kapatacaklarını bildirdi. Peki ana avrat çok ağır küfürler etsem, “kaliteyi arttırmak amaçlı kaydettikleri sesimi mahkemede alehimde kullanıp kullanmayacaklarını” sordum. Gerekirse kullanacaklarını söyledi.

Bu noktada ben artık ses kaydımı istemeye başladım. Çünkü aradığınız zaman sizin rızanızı sormadan sesinizi kaydediyorlar. Ben böyle birşey istemiyor olabilirim, özel hayatım sonuçta. Bana bu kayda ulaşamayacağımı, eğer çok istiyorsam mahkemeye başvurabileceğimi söyledi. Bunun üzerine benim rızamı almadan sesi kaydediyorsunuz, neden bana vermiyorsunuz, işinize gelirse mahkemede delil olarak kullanıyorsunuz, ben sesimin kayıt edilmesini istemiyorsam ne yapacağım dedim. Konuşmanın başında kayıt ettiklerini bildirdikleri ve eğer istemiyorsam telefonu kapatabileceğimi söyledi.

Yani her cevap dönüp dolaşıp aynı yere geliyordu. Bu noktada ben artık bana söylediği şeyleri bir yerden mi okuyorsun yoksa eğitim sırasında mı ezberletiyorlar sana diye sormaya başladım. Her hangi birşey okumadığını, sadece bana doğru cevaplar verdiğini söyledi ama herkesin aynı terminolojiyi kullanmasından ve cümle mimarilerinden bunun ezberletilen bir metin olduğunu anladım. Kendisini diğer arkadaş gibi takılmadan, kendine güvenen bir ses tonu ile cevaplar verdiği için kutladım, gerçekten TTNET yetkililerinin yetkisinin “insanlarla konuşup onları ikna etme konusunda daha başarılı bireyler” olduğunu anladığımı bildirdim. Ama benim tatmin olmaya niyetim yoktu. Sadece bu urdan kurtulmak istiyordum artık.

Tekrar başa döndük ve yine arkadaş bana sistemlerinde iptal ile ilgili bir arayüz olmadığından dalan bahsetmeye başladı. Benim artık sinirden ve konuşmaktan çenem ağrıdığından “herhangi bir database’in her türlü oluşabilecek aykırı durumlarla (exception handling) başedebilecek düzeyde olması gerektiğinden ve o sistemin bir yerlerinde iptal kısmı olduğunundan emin olduğumdan” falan bahsetmedim, ne söylersem söyleyeyim başa döndüklerini, sefil bir hizmet sunduklarını, bu ülkeye bir ur olduklarını, interneti iptal ettirmek istesek bile edemediğimizi ve böyle işin amına koyduğumu belirtip kapattım.

Sizde kurtulun bu heriflerden. Mahallenize superonline gelmişse (ki fiber olmayan diğer şirketler de TTNET altyapısını kullandığı için aynı bokun laciverti oluyorlar) hemen geçiş yapın.

Reklamlar

Etiketler:, , , , , ,

About cenkozmercan

I do the things that I like to do and if 1 is good, 10 is a whole lot better.

2 responses to “TTNET ile Telefon Görüşmemde Neler Öğrendim…”

  1. ttnetborc says :

    arada sırada bizim siteyede bakın hocam :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: