Dots & FullStops Üzerinden Sabır=Sanat Denklemini Sorguladım, Kendimi Hırbo Sanmama Az Kala Hak Vererek Sakinleştim!

“En son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim diye bir laf var ya. O nasıl bir laftır allahım? İnsanlar ne diyeceklerini bilmezler mi? Kısacası, en son söyleyeceğini ilk söyleyeceğini bilmiyor musun? Demek ki sen ilk söyleyeceğini bize, en son söyleyeceğin olarak kakalıyorsun” diye söylendi Süat. Nüfus memurunun adını “ü” ile yazmasının travmatik etkileri, kendi ile barışmasını neticelendirdiği 90’ların ortalarına kadar sürmüş ve böyle anlarda tekrar yüzeye çıkmaya hazır bekleyen bir amfibik semender gibiydi. Dişlerini istemsizce gıcırdatmaya başladı. Kaşları çatılmış, burun delikleri her nefesi ile büyüyüp küçülüyordu. Karşısında gittikçe küçüldüm Süat’ın. Bunların başıma geleceğini bilseydim, en son söyleyeceğimi ilk söyleyeceğim falan diye girmezdim söze. Aslında Süat’ı benim karşımda dominant yapan kısmı böyle ani çıkışları değildi. Süat doğuştan 2 sol göze sahip olduğu için onu kırmak istemezdim ben, onunla karşı karşıya kalmak, yüzleşmek, ve gerektiğinde de göt etmek… Ne de olsa sağ gözü yoktu Süat’ın. İsminin ü ile yazılmasını kendi kendine fatura etmiş ve sağ gözü olmadığı gerçeğinden kaçmak adına, kendi zavallı dünyanının asıl sorunu ilan etmişti Süat. Ah salak Süat ah.

En son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim. Bazen “Acaba ben mal mıyım” diye düşünüyorum. Mesela bu yazıya aslında konu olan “Dots and Fullstops” çalışması bir sanat eseri olması gerekirken bence pastırmanın kenarındaki çemenleri alıp bir signal ultra beyaz dişmacunu tüpüne doldurmak ile aynı kapıya çıkıyor. İkiside manyaklık, ikiside çok sabır ister. Peki neden sadece birisi sanat? Belki de, hayatta herşeyde olduğu gibi, bu da perspektif ile ilgilidir. Yani ben yarın, 66.6 kilo kayseri pastırmasının çemenlerini alıp 66 signal ultra beyaz dişmacunu tüpüne doldurduğum enstelasyon sergime kuratör olsam kendim ve birisi gelip “lan ne mal adamsın, bu sanat mı?” dese ona “ben de bazen aynen öyle düşünüyorum” mu derim yoksa “olm sen yandaş medya mensubu musun lan?” mı derim bilmiyorum.

Bu güzel yazının sonunda da dots and fullstops’un bir psikopat gibi, gazetelerden farklı boyutlarda noktaları kesip bir kartona yapıştırıp, daha sonra minareyi çaldık şimdi de kılıfı hesabı “yazının en temel, en basit formu olan nokta” falan gibi laflarla bunu sanat olarak nitelendirilmesi ile ilgili bir paragraf yazmadan bu yazı bitmezdi ama bitti. Sonra ben buraya başka bişi yazdım ama o en son yazdığımı en başta söyledim diye burası boş kaldı, sonra da bu paragrafı yazarak olayı neticelendirdim. Burada ise ayrıntılı bilgi var dots and fullstops ile ilgi dolu.

Reklamlar

Etiketler:, , ,

About cenkozmercan

I do the things that I like to do and if 1 is good, 10 is a whole lot better.

3 responses to “Dots & FullStops Üzerinden Sabır=Sanat Denklemini Sorguladım, Kendimi Hırbo Sanmama Az Kala Hak Vererek Sakinleştim!”

  1. bb says :

    enteresan

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: