Arşiv | Sinema RSS for this section

Çift Oscar’lı The Fighter DVDRip Amiable Tarafından Yayınlandı!

Rocky Balboa bizim gibi 70’lerde doğanlar, 80lerde çocukluklarını geçirenler için ikonik bir karakter değildi diyen 2 tür insan vardır. 1) Kızlar, 2) Kızlığa özenen erkekler, ki bunlar hayatlarının ilerleyen dönemlerinde kızlığa özenme işini abarttılar!

Evet Rocky Apollo’yu, Clubber’ı, Ivan Draga’yı yere serdi, sonra oğlunu eğitti falan. Bu esnada da Rocky 1’de 8.1 olan IMDB skoru ise sürekli azalarak 6.8 , 6.2, 6.0 ve 4.5’e kadar geriledi. Peki bunları neden anlatıyorum? Hatırlamıyorum tam yazmaya başladım bunu odaya birileri geldi, 45 dakika sonra gittiklerinde herşeyi silmektense buraya 2-3 cümle daha yazarım konuya girerim diye düşündüm.

Evet hem kadın da hem de erkek’te en iyi yardımcı oyuncu oscar’larını alan fighter’ın ise bugün amiable tarafından dvdrip’i piyasaya sürüldü. Divxplanet’e baktım altyazısı da senkronize edilmiş. Eee daha ne bekliyoruz? Filmde Amy Adams gibi bombastik bir arkadaşımız da var! Burda linkler / Burda resmi sitesi / Burda imdb / Burada altyazı / Burada online izle

Reklamlar

Due Date BDRip Xvid – Arrow

Öngörmek durumunda kalırım bazen. Arkagörmek diye bişey zaten yok. Ona tecrübe diyorlar. O yüzden dikkat kesil, öngörüyorum: Bu film çok komik bence. Az evvel BDRip’i sevilen&sayılan scene gruplarından arrow tarafından release edildi ve herkesin sevdiği, besleyici lezzetli Robert Downey Jr ve benim şahsen son zamanlarda epey gözüme giren (bknz. Bored to Death)ve sakallarına hasta olduğum Zakk Galifianakis tarafından başrolleri ile diye yazıyordum ki, baktım bu cümlenin başı nasıl başlamış, sonu nasıl gelecek, o yüzden bence önemli olan sağlıktır! Gerisi yalan.

Evet bu bir yol filmi, ve Robert’ın karakter 5 gün sonra doğacak oğlunu görmek için yola çıkmasına müteakip bir de bakmasın mı ki, uçmak ona yasak, ve o da Zakk’in karakteri ile yola çıkmak zorunda kalıyor ve bu onun zoruna gidiyor. İlk kez askerde duyduğum bu zamir tümleç tamlaması olan zoruna gitmek ise benim bazı günler hoşuma gidiyor, bazı günler ise “yoksa ben gizli kıro muyum?” diye düşünmeme sebep oluyor. Her türk’ün yaşadığı bir dilemma olsa gerek diyor ve paragrafın son kelimesini düşünmeye başlıyorum: tretuar.

Gelelim iş konuşmaya. Linkler şu aşşada toplanası şekilde bekliyor ve filmin şu an ki imdb’leri 7.0, eee, ne duruyorsun helvatica yapsana! burdan download / imdb /altyazı / online izleyeceğim diyen azınlık

Fair Game DVDSCR Toxic-Ink AC3

Komadan uyandığımda ilk sorum şu oldu: “Mankenden oyuncu olur mu anne?”. Cevabını beklemeden başucumdaki 1 tas dolusu tas kebabını ağzıma boca ettim. Uzun bir uyku idi benim için bu. Kimin için değil ki? 1995 senesinde başrollerini Cindy Crawford ve Baldwin kardeşlerin tırtlarından olan William Baldwin’in paylaştığı Fair Game filmini izlemiş ve komaya girmiştim. Tekrar kendime gelmem için güneş sistemindeki tüm gezegenlerin aynı hizaya gelmesi ya da eski fair game filmini unutturacak yeni bir fair game filmi yapılmalıydı. Ve o filmin screener’ı internetlerimize enjekte edildi ve görüyoruz ki p2p grubu toxic-ink tarafından release edildi. Toxic inc son zamanlarda scene’i tekten alaşşa etmiş görünüyor, pey pey pey.

Ayrıca neler oldu bugün, mesela the office verdiği kısa araya son verdi. Burzum yeni albümünden tadımlık bir yayın yaptı. Ayrıca 30 Rock günü bugün. Vay be internet kazan, gir içine para kazan, ya da biz kepçe veyahut tümdengelirken nefesin kesilmesi.

Evet bu fair game filmleri ise naomi watts ve sean penn ile gözümüze giriyor. Girmese seyredilmez zaten. Offf inanılmaz çift anlam yaptı bi önceki cümle be! Hem seyretmeye değmez, hem de seyretme/görme göze giren fotonlar baabında. Vay vay vay, kendimi şaşırtmaya devam ediyorum bunu da açıklayarak, why why why? İşte bazen, böyle şeyler çarçur olmasın, herkes anlasın istiyor insan, that’s why…

Evet pepen pepen bizi unutuyorsun, vakit tamam diyenler için link zamanı. Ta burada / imdb’si / altyazı (gelcek lan)

SAG Screener Nedir? 127 Hours, Kings Speech, Black Swan 720p Sag Screener

Gün geçmesin ki, ya da geçsin, zaten geçecek, sanki mani olabilirmişiz gibi, ya da sen farkında olmasan geçip geçtiğinin senin için geçmiş sayılır mı ki? Ormanda bir odun yere kapaklansa ve kimse duymasa o odun yere düşmüş sayılır mı?

Evet gün geçmiyor ki, yeni bir release türü ile karşılaşıp “bu da neyin nesi? “sorusunu kendimize yöneltmeyelim. Zaten standart olan r5, dvdrip, cam, gibi şeylerin ne olduğunu, hatta ppvrip’in ne olduğunu, daha önceki derslerde görmüştük. Bugünkü konumuz ise nedir SAG Screener? Çünkü son zamanların önemli 3 adet filmi, ki bunlar 127 Hours, Kings Speech ve Black Swan’dır, bugün SAG Screener olarak yayınlandı ve işin ilginç kısmı, daha dvdrip’leri çıkamadan, 720p HD versiyonları bu sayede bizlerle buluşmuş oldu.

Evet gelelim sag screeener nedir olayına? Sag, Screen Actors Guild, demek olup, sakın bir WOW guild’i falan olduğunu sanmayın! Bu 100.000 kişiden fazla üyesi olan bir aktör derneği olduğu için bunların herbirine bir dvd ile screener göndermek biraz pahalıya kaçıyor. Dolayısı ile fox bu sene biz bu kişilere dvd ile screener göndereceğimize, iTunes ile download edip, ipad’de, bilgisayarda izleyebilecekleri gibi bir versiyon gönderelim dediler. Bana inanmayan rembetiko severler buraya bakabilirler.

İşte olay bundan ibaret, şimdi de yukarıda adı geçen ve imdb’leri 8’in üzerinde olan 3 nadide filmin download linklerini vermek sureti ile narenciye sevmememi bir pikapta birleştirelim. 127 Hours / King’s Speech / Black Swan

Tillman Story: Bir Başarı Öyküsü!

Kıssadan hisse, Bossa’dan Nova, eğer ki sen amerikan fitbolundan milyor dolar kazanan bir insan isen, girme orduya, vurulma afganistanda yoksa filmini çekerler.

Evet Pat Tillman feçes gibi para kazanırken, kardeşi gibi ranger (powerranger deil yanlız) olup, afganistana gitmiş, orada boom headshot yemiş ve tekrar spawn olamamıştır. Çünkü save etmemiş. İlginç kısım şudur ki, ünlü olduğu için ordunun kendisini işçi işe alımlarında kullanacaklarını tahmin etmiş ve furulursa askeri bir törenim olmasın demiş, hatta yazılı olarak bırakmasın mı bu pat? Biz küçükken pat cips vardı o aklıma geldi şimdi bak.

Tabi bu vurulunca “işte amerikan kahramanı, çatışmada kahramanca vuruldu niyazi” tarzı propaganda yapan amerikan ordusu ise, pat’in aslında “friendly fire” tarafından vurulduğu ortaya çıkınca da olayı bir generalin üstüne çakıp, aradan bir paseyans gibi sıyrılmasın mı? Ateist olan Pat’in kardeşi ise bir duygusal gibi ” Pat isn’t with God he’s Fucking Dead He wasn’t religious but thank you for thoughts but he’s Fuckingg Dead” demesin mi? İşte gerçek bir amerikan kahramanı kardeşi! Ben amerikan dedin mi aklıma şu güzel jpg geliyor onu da aradan çıkartayım linkleri verdikten sonra.
Buradan indir / Buradan da olur / imdb /altyazı olursa burda olacak

The Tourist R5 Toxic-ink AC3 Line Ses ile Daha Ne?

İlginçtir, her gece yatmadan önce 1 kez tamba tumba esmer bomba şarkısını, her sabah uyanmadan önce de ooo ooo turiste gel şarkısını dinlerim, gözlerim kapalı…haliyle.

Geçenlerde bu blogların neredeyse yazarı haline gelmiş yorumcularından ve bilinen cosmos’un en marjinal isimlerinden ervon bey bu filmin çok ultra iğrenç olduğunu ve bunun gibi birşey. Ama sen kalk benim kuzenim olan batu, ki haftada 3 kez spora, 1 kez halı sahaya gidiyormuş, bu filme sinemada defalarca git. Demek ki şöyle olsa gerek: Pazartesi:cim, Salı:Turist, Çarş:Cim,Perş:HalıSaha,Cuma:Cim,C.tesi:Turist,Pazar:Serbest.

Evet bu film bizlere bir R5 olarak sunulduğuna göre, ve bir scene release değil de p2p release olduğuna göre ilk işimiz “ses acaba nasıl” diye kıllanmak olmalı. Ama release isminden AC3 line olduğu iddia edildiği ve Toxic-ink gibi bilinen bir p2p grubu tarafından release edildiği için ise “iyidir herhalde” diye düşünmeliyiz.Filmde oğlanlar ve lezbişler ancelina’ya, kızlar ve pilavlar ise coni’ye baksın diye oluşturulan cast ise görmeye değer. Değerli oyuncular nede olsa, kim değmek istemez? Vakit, zaman link zamanı artık.
Burada varimdb / online izle /altyazı

Dünya’nın En Güzel Arabadan İnişi!


Bakın video Nancy Botwin ile başlıyarak adeta bonus alıyor. Daha sonrası kaza sahnesinde dönmedeki kamera çok tatlı ama sonra Bruce Willis’in arabadan inmesi tüm zamanların en güzel arabadan inmesidir. Hayatım boyunca Salı günleri 19:45’de (yaz saati uygulama zamanları ise 45:19’da) “acaba dünyanın en güzel arabadan inmesi nasıl bir arabadan inmedir?” diye düşüdüm durdum. Artık tamamen durdum, çünkü düşünmeye gerek kalmadı! Siz de bu kadar güzel arabadan inebiliyorsanız lütfen beni bulun ve sıklıkla arabadan inin karşımda!

Red 2010 BDRip XviD-SAiNTS (Mary Louise Parker Var Lan!)

Bugün, çocukluğumuzun favori adamlarından Bruce Willis’li, gençliğimizin favori adamlarından Morgan Freeman’lı, genel geçer favori adamlarımızdan John Malkovich’li ve son zamanlarımızın en favori hanımlarından Mary Louise Parker’lı bir film olan Red BDRip olarak sunuldu internetlere.

Komedi-aksiyon tarzında vukuu bulan bir film olacağı her halinden belli olsa da ben yine de baktım imdb’lere , neymiş ne değilmiş diye, komedi-aksiyon-romans çıktı! Ki, romans kısmını izlemeyerek sadece komedi-aksiyonmuş muamelesi de yapabilirsiniz. IMDb notu 7.2 olduğu için hoş5 vakit geçirttirecek şirin bir film olduğu tahminini yapmak için zemheri ayında deli dumrul olmaya gerek yok. Zaten buna hiç gerek olmadı, olamaz da!

Şimdi gelelim benim için önemli kısım olan Mary Louise Parker’a! Kendisini Weeds dizisinden tanıyorum, göz aşinalığım var. Karım ile severek seyrettiğimiz bir dizi olan weeds’te bir gün şöyle oldu. Ben dedim ki karıma “bebüüü bana bu nancy’yi ayarlasana” dedim, o da “haa o da seni bekliyodur zaten” dedi. Çok sevindim. Nerede bekliyo acaba?
imdb / download et / online izle /Bonus Nancy fotosu

De Niro ve Edward Norton’dan Stone BDRip Saphire Xvid

2011 yılında yazıyorum bu yazıyı. 2000 geldi, 2010 geldi, şimdi de 2011 yılı. Kafayı bir an resetleyip baktığım zaman bilim kurgusal bir yanı var bu sayının: 2011. Gelecekte yaşıyormuşum gibi…

2011’in ilk yazısı bir de niro ve edward norton filminin bdrip’i çıktı diye yazılıyorsa, bu cümlenin ikinci yarısı da buna bir sebep yazmakla ilgili olabilirdi, ama olmadı. Pek bişi bilmediğim için filmle ilgili, sadece en favorilerinden oyuncularla bezeli olması haricinde, çok da fazla yazamıyorum haliyle.

Ve insan beyni anlamlandırma hastasıdır, en azından benimki öyle. Ve eğer bu bir 2011’in ilk yazısı ise, o zaman bunun biraz özel bir yanı mı olmalıydı neydi? Ama uykulu bir pazartesinin anası babası belli olmayan bir yazısına dönüşüyor hızla galiba. Kısacası piç oluyor, kontrolüm dışında haha. En kötü yazımız bu sene böyle olsun diyorum ve linklere geçiyorum. imdb / burada / altyazı (çıkınca burada olacak) / ofişıl site

Darren Aronofsky’nin Son Filmi: Black Swan DVDSCR – Timky

Söylemeyi sevdiğim, ama sadece söylemeyi değil, şahsını da sevdiğim bir isim Darren Aronofsky. Zaten Aronofsky gibi bir soyadın varsa sofistike birşeyler yapmak için gelmişsin bu dünyaya. Ben kendisi ile ilk kez, pi filmi ile tanışmıştım. Hatta çok garip bir anısı vardır.

Birgün ben dişçiye gittim ve dişçiden çıktığım zaman, bu dolguların metaliklikten ilk çıktığı, o mavi şua silahının ilk kullanılmaya başladığı dönemlerdi ve dişçi bana 5 dakka sonra bişiler yiyebileceğimi söylediği için kulaklarıma inanamamıştım. Sokağa çıkınca hemen gidip bir paket negro aldım ve sinemaya girdim. Nereden duyduysam bu “pi” filmi hakkında bi gazım vardı. Herneyse, film başladı, ben negromu yiyorum ve filmi seyrediyorum ama ağzım aslında benim ağzım değil o esnada. Uyuşuk bir yapıda olduğu için bişi yemek garip geliyor ama “yapabiliyoruz diye yapıyoruz” tarzında bi manyaklık bu. Dişçiden çıkar çıkmaz yiyebiliyoruz o zaman yiyelim. İlk okulda da “zehirsizdir” gibilerinden bir ibare yüzünden nova-color boyalarını yerdik, ne malsak artık. Herneyse filmin sonlarına doğru ağzımın içini hissedebilmeye başladım ve o da ne, ben resmen yanağımın içinden de bi parça yemişim negro ile. Evet böylece self-cannibalistik yaklaşımlarda bulumuştum. Filmi çok sevdim sinemada bi daha gittim sonra da 2-3 kere daha seyrettim.

Bu spektaküler anıdan sonra, Darren abimizin filmlerine bakınca, Requiem for a dream, the wrestler ve the fountain gibi suratta tekme filmlere imza attığını görüyoruz. Ben gördüm, aranızda görmeyen varsa o da görsün.

Ve bugün çok hızlı çıkmış bir 5. Darren Aronofsky filmi ile karşı karşıyayız ki, Timky tarafından release edilmiş bir DVDSCR kendisi. Natalie Portman ve Vincent Cassel gibi sevilesi kişilerin başrolündeki filmin tek tırt noktası var bence. O da konu. Konu bale. Bale olayı beni, hadi bozuyor diyip kültür konsülü imajımı yerle bir etmeyeyim de, kamaştırıyor. Bale olayını bilemiyorum, gelemiyorum, sevemiyorum. Bale ya, konuşturtmayın beni daha tııhıhahah.
Black swan dvdscreeener / imdb

Predators R5 – Imagine

Belki aramızda vali olanlar varsa diye söylüyorum, neden yapıyorum bunu?, ya da daha dur, söyleyemedim ki ne diyeceksem…Daha diyemeden diyeceğimi hemen “neden yapıyorum bunu?”…Ulan bir yap, bir de ne diyeceksen, sonra açıkla, ama yok, yazı denen meret multitask edilemiyor, lineer bir gidişat izliyor ve hatta flashbackli, ileri-gerili bir kurgu bile olsa düz olarak soldan sağa, yukarıdan aşşaaa okuyoruz, ki arap ya da capon falan değilsek o da haaaa…

Ey şıvayzenegır, alemlerin en level sonu canavarı soyadlı sempatik avusturyalısı seni, işte vali göndermem sana, aldın mı onu? Sen delikanlı bir predatör avcısıydın, bakalım piyanist adrien brody senin gibi çalakaşık dalacak mı predatöre ?

Evet scene gruplarının uyuduğu bir günde, p2p grubu imagine tarafından sunulan bu R5 ise 1.3 gigocart boyunda olup, sesi önceki Line olan TS versiyondan alınmış, ki gerçek line ise sorunsuz olmasını umuyoruz ve patates baskıda eline veririm eyy ibrahim müteferrika diye söyleniyoruz duru bir şekilde.

Buradan elleş / Olmadı burdan / IMDB / Altyazı (bekleyecen biraz)

Machete R5 – Twizted

Robert Rodriguez’i severim. Orjinal El Mariachi’yi ne zaman seyrettim hatırlamıyorum ama tam bir B film kasırgası gibi üzerimden geçtiğini çok iyi hatırlıyorum. Güldürürken hiç düşünürmemişti…sadece güldürmüştü. Daha sonra Hollywood versiyonu yapıldı ama tabi orjinali gibi olamadı.

Sonra yıllar geçti Rodriguez serpildi ve bir sürü filme imza attı ki, bunlardan machete’yi konuk ediyoruz bu sayfalara bugün ve ilan ediyoruz ki bunun R5’i çıktı. Scene grubu Twizted tarafından yayınlandığı için sorunsuz olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Vision tarafından bir versiyon daha yayınlandı, kaliteleri hemen hemen aynı olmasına rağmen o versiyon 2 katı büyüklükte ve hardcoded altyazıları var. Bi de şu var, batsın bu dünya.

Burda / Burda da / IMDB / Altyazı (çevriliyor)

Knight and Day R5

Tom Cruise’u severim….demek artık pahalıya patlayan bir söylem olabilir. Çünkü biliyoruz ki Tom artık balataları kopmuş, çivisi çıkmış bir arkadaştır. Scientology boku ile kendini bitirmiş, Nicole Kidman’dan boşanacak kadar delidumrul davranışlar sergilemiş, karısı doğurduktan sonra plasentayı yemeliyiz gibilerinden deklerasyonlar yapmıştır.

ALLAH KAHRETSİN…mola veriyorum.

Şimdi ben az evvel google’a plasenta yazıp görsellere baktım da. Bi fena oldum.  Çoğunuz 5. fotoya takılacaktır ve alttaki, ekmek arası plasenta ve makarna üstü soslu plasenta’yı görmeyecekler bile…Ulan bir konu bu kadar mı sarpa sarar. Ah tom ah ne salak adamsın ya, sike sürülecek aklın yok valla…

Herneyse, bu film ise IMDB’lerden şu an itibarı ile 6.6 almış, 2-3 grup tarafından yayınlanmış bir aksiyon komedi helecanlı (thriller) tarzında bir film olup, 3:10 to Yuma ve Identity gibi sevdiğim filmlerin yönetmeni olan James Mangold tarafından reji. Bi de bu var, yönetmene reji demecilik, tüm fransızsal şeylere uyuz oldğum gibi buna da uyuz oluyorum. Fransız sadece gojira seviyorum. Konudan kopuyorum.

Burda var / Burda da /Ve de burada / IMDB /Online İzle (140 mirror) / Altyazı (daha r5’in yok)

Frozen_Limited_Done: Tırsınç Bir Film…

Şimdi rivayet o ki, bu film Sundance’de ilk kez gösterildiğinde bazı insanlar filmin ortasında kaçmış, bazıları da istifta etmişler o kadar acayip yani :)

Şimdi ben burada güzel olduğunu düşündüğüm filmleri/oyunları falan paylaşıyorum ya, genelde de bunları kendim denememiş oluyorum yazarken. Ya yönetmenini, ya oyuncularını falan sevip de böyle seçimler yapıyorum. Burada ise bi bok bilmez durumda bu “millet tırstı/millet kustu” söylemi yüzünden ilgimi çekti diye eklediğim bu film hakkında birşey yazamıyorum, IMDB notu 7.0 olması haricinde.

O zaman bu paragrafta bir fıkra anlatayım. Eskiden bir Nasrettin hoca varmış. Bu Nasrettin bir gün eline bir kilo kaymaksız yoğurt almak sureti ile göl kenarında kebap yapmaya gitmesin mi? Hee evet, sonra bunun ayağı ordan geçmekte olan bir zebraya takılınca yoğurdu ile birlikte göle düşmüş. Sonraki günlerde bir takım çocuklar buna, “hoca hoca dün gölden acayip bir gürültü geldi” demişler. O da demiş ki, göle maya çalıyodum demiş. Çocuklarda demişler “hoca sen ne mal bir adamsın ya biz gürültü diyoruz sen ne diyorsun” diye serzenmişler buna. Nasrettin de demiş ki, haa demiş yoğurdun içinde ben de vardım diyince herkesler gülüşmüşler.

Burada frozen / Burada da /IMDB / Altyazı

Iron Man 2 Dvdrip: İpini Koparan Release Etti…

Bugün işe gelip release sitelerine baktığımda bir de ne göreyim? 100 tane farklı iron man 2 release’i hem scene hem de p2p gruplarından release edilmemiş mi? Bıy bıy bıy! Evet edilmiş, içlerinde ne isterseniz var. xVid’inden mkv’sine, alman hardcoded subtitle’lısından AC3 audiolusuna, 2BG boyuttan 700mb boyutlusuna…yani önüne gelen bir iron man2 release etmiş bugün.

Peki bunların hangisi downloadlarımıza layık? Açıkçası şu an bende bilmiyorum, testsel downloadlarım eş zamanlı sürüyor. Bunlardan en iyi olanını buraya edit ederim herhalde. Daha sonra filmi kesinlikle seyretmeden silip dvd’sini alacağım sonra.

Ama eğer siz Türkçe altyazı peşinde olacaksanız bence ilk önce gidip divxplanet‘ten hangi versiyonunun çıktığına bakıp ona göre karar verin. Şimdi bir miktar link veriyorum.
xVid_rX / h264_crys / mkv_vision / mkv_vision(bol alternatif) /Jugga [nuked] / imdb /altyazı

Expendables R5 Proper – İLG

Hep anlatılan birşey vardır. O da denizlerimizde balıklar ölüyor, bilinçsiz avlanma ve çevre kirliliği denizlerimizdeki eski bolluğu aratıyor. Mesela eskiden ben çocukken çapariye giderdik, 1-2 balık takılınca çekmezdik hemen, beklerdik ki 4-5 balık olsun da çektiğimize değsin çapariyi. Sonra da derdik ki “ulan bu yaz ne ispari yaptı be” ya da “ulan bu kayalıklar ne çupra yaptı be”…

İşte expendables da böyle bir film. Allah sizi inandırsın, bu film ne çok aksiyon yıldızı yaptı be! Liste yukarda. Her biri kendi başına aksiyon filmi yapma gücünde 9 aktör bu filmde birleşmiş ve herhalde birlikten kuvvet doğmuş ki IMDB’lerde notu 7.3. Bir stallone filmi için gayet yüksek!

Önce dvdscreener’ı, sonra r5’i yayınlanan filmin, aslında r5’inin de dvdscr olduğunun ortaya çıkmasından sonra gerçek r5 ile properlanan filmimiz için link zamanı!
IMDB / proper r5 / r5 ama dvdscr / dvdscr / altyazı

Robin Hood Dvdrip – Vision (Sonra R5 bu dediler)

Ah Robin ne adamsın sen, zenginde kalıp, fakire erirsin…hmm… Ah Robin ne adamsın sen, zenciden alıp, tekere verirsin. Nasıldı lan bu?

Evet Robin bir halk kahramanıdır çünkü feodallerden alıp, ayranı yok içmeye olanlara verir. Tarzı budur. Tersi olsaydı acaba lordların, arşidüklerin kahramanı olacak mıydı? Fakirden alıp zengine verse böyle olacak mıydı? Spekülatif konuşmak kolay, bence robin hiçbir zaman bu tribe girmek istemedi ama AngloSakson proleteryası ona bu misyonu yükledi. “Robin sen kral adamsın, zenginden alıp fakire vermelisin” gazının kurbanı oldu robin.

Ever 2 paragraf yazıdan sonra biraz da iş konuşalım ha?Film benim en favori yönetmenlerimden Ridley Scott’un son filmi, zaten daha fazla açıklamaya gerek yok çünkü ridli baba yapmışsa seyredecez yani, ister robin hood, ister ulubatlı hasan…

Daha önce xR5 tarafından R5’i yayınlanan filmi vision dvdrip olarak yayınladı. Sonra da lan durun bu da R5 aslıda diye sözünden döndü ama görüntü kalitesi gayet güzel. xr5’in versiyonu 640×272, vision’unkisi 720×304 olduğundan ben vision’u tercih ediyorum. linkleri ipe diziyorum. IMDB (7.0) / xR5 versiyon / Vision versiyon

Salt OOS Update: Hayatımda Bir İlk!

Bilgisayar dünyasanın olmazsa olmazlarından birisi update’lerdir. Bir oyun veya program çıkar ve kısa süre sonra update’leri, fix’leri çıkmaya başlar. Buna şaşıran var mı aranızda? Sakın ha!

Konumuzdan alakasız da olsa şu an Iron Maiden’in son albümünü dinliyorum ve 2-3 tane güzel şarkı var onu aradan belirteyim.

Evet programların update olmasına alıştık, peki ya filmlerin? Buna alışan var mı? Bir film nasıl update edilir bir düşünün? Yapay zeka hataları gidermece, belli bir bölümde çakılma, grafikleri güzelleştirme falan…Tabi ki bunlar değil. Bu update LAP versiyonunda olduğu iddia edilen OOS için (OOS nedir diye bak, o kadar yazıyoruz lan!) gelen update, video audio mux’u yapıyor ve oos’i düzeltiyor. Bence oos yok onu söyliyim de. Millet ne kasıyor ya 2 milisaniye dudaklara uymayan ses için. Hatta dur .NFO da vereyim bu ilginç duruma.

  1. 2010-08-20 Salt.2010.R5.LiNE.SYNCFiX.XviD-LAP
  2. ###############INSTALL#################
  3. unrar in same folder with lap-salt.avi
  4. run fix.bat
  5. youre done.
  6. or
  7. mux yourself lap-salt-audiofix.mp3
  8. ###############NOTES##############
  9. this fixes minor oos of the movie
  10. …also now:
  11. 1.better lipsync
  12. 2.correct pitch,
  13. 3.timestrech more accurate,
  14. less distortion

İşte böyle, lan font değişti copy pasta sonrası..aaa ama. Herneyse ben de hayatımda ilk kez bir filme update görüyorum ve saat 13:22’deki buzuki hocamla buluşmaya gidiyorum. Haa dur lan linki de buraya konuşlandırayım.

Salt R5: Tuzlu Tuzlu Angelina Jolie Yirmisin Yiğidim?

Bir insanın surat kütlesinin önemli bir kısmı dudaklarında ise, o insana ancelina coli denir. Bilinen bir diğer gerçek ise ancelina’nın erkek halklarının %90’ına varan kesimlerinde “oğıaaağıı” diye sesler çıkarttırmasıdır.

Bir diğer bilinen gerçek ise son zamanlarda ne yazsam karım evde bana yorum yaptığı için daha fazla bu konuda yorum yapmayacağım, zaten bu sıralar Weeds’ten Mary-Louise Parker benim listemin tepesinde olduğu için ancelina falan tanımıyorum deeeermişim. Derim tabi lan ne diyemiycem ki?

Haaa bu ancelina kıza ne çok aksiyon yaptırdılar Tomb Raider’dan sonra be bilader. Sürekli bir takım ajanlık, casusluk işlerine verdi İK bunu ya. Atla zıpla o dudaklarla nereye kadar. İşte Salt’da böyle bir film ve abd rus soğuk meze savaşı hakkında ki, obama o soğukları aldı, mikrodalgada ısıttı bilader. Ama sinema gösterimden 3 hafta sonra hızla çıkan R5 için teşekkür ediyor ve linklemeye geçiyoruz. Biz, yani ben.

IMDB / Linkler

Prince of Persia Dvdrip – Thick

…Amiga PC’ye çok üstündü o zamanlar. Gerek grafikler, gerek sesler amiga’da günümüzün popüler tabiriyle “succuk gibiydi” ve fakat, PC’de grafikler rezilganbaşı gibi olmasının yanında, sesler bip bip şeklinde vücut buluyordu. Ama bir oyun vardı PC’de ki, adı Prince of Persia, ultrasonik bir tecrübe sunuyordu ve biz Amiga sahiplerini kıskandırıyordu.

2 saat o orjinal Prince of Persia oyunundan bahsetmeyeceğim çünkü hakikaten 2 saat bahsedip herkesi sıkabilirim. Herkesi bir iğrenç greyfurt gibi sıkabilirim istesem. Ama greyfurtu gördüğüm zaman bile ekşiyorum o yüzden sıkmayacağım ama siz yine de bi wikipedia’layın bu oyunu, çok manyak bir hikayesi vardır yapılış baabında.

Daha sonra yıllar geçti, bu Prince of Persia PC oyunu oldu, sonra bu oyun bir seri haline geldi, bazıları dandik çoğu da güzel olmak üzere bir sürü oyunundan sonra artık tabi ki işin içine holivudlar girmeliydi ve girdi de. İşte 2-3 farklı p2p versiyonu çıkan filmimizin sonunda scene versiyonu. 2 CD. Yiyin gari.

IMDB / Linkler / Altyazı

%d blogcu bunu beğendi: