Tag Archive | 2010

Atheist’ten 4. Albüm: Jupiter

Danişmendoğulları beyliğinin varislerinden olan biri gibi hissediyorum bugün, bu sabah. Antin kuntin işlerle uğraşmaktansa vampir olmaya çalışmak gibi daha ciddi meseleleri kendime mesele yapmalıyım, mesela.

Karamanoğulları beyinin varisleri varmış, bacaklarında. Kunta kinte işlerle uğraşan bir köleydi. Atheist ise ultrasonik bir gruptur.

Peki Ricardo gerçekten zonta mı? Ben onu bilir onu söylerim diyen insanlardan şüphe ederek geçti gençliğim çünkü. Ben başka bişey bilip bir başka birşey söyleyen hizipçileri daha sevimli ve bir o kadard..

Evet bu kadar safsata yeter. Download’um bitti, efsane geri döndü, ben de download bitene kadar bişiler yazmak zorundayım değil mi? Akıllı adam buradan bakar

 

2010 Global Marka Değerleri Analizi

2010 yılı global marka değerleri analizi yayınlandı ve ilk 3’ü Coca Cola, IBM ve Microsoft paylaştı. En büyük yükselişi gösterenler  Apple, Google ve Blackberry olurken, en büyük düşüşü Harley-Davidson, Toyota ve Nokia gerçekleştirdi.

Aslında bu iş ile ilgili sıkıcı bulduğum ve açıkça söylemek gerekirse hor görme eğilimde olduğum şeylerdir bunlar, satışlar, marka değeri bilmem ne…para değen şeylerdir bunlar çünkü. Kirli gelirler bana, ama ben de kirli hissediyorum bugün, çeşitli sebeplerden dolayı, o yüzden yazayım dedim. Aslında bir nevi kıyak geçmek amacındayım “henüz olamamış ama olmuş gözükmek isteyen reklam ajanslarına”. Reklamcılık bir nevi yıkama yağlama mesleği ise, ki öyledir herşey bir kenera konulduğunda ve eğer reklamını yaptığınız ürün bir boka benzemiyorsa sizin müthiş kampanyanız belki “bir kere denettirir müşteriye o ürünü”, reklamcılığın da kendi reklamını yapması gerekir, yani self-yıkama yağlama…

Bu durumlarda yani bir sunum yaparken, bir konkur’e katılırken, bir müşteri ile toplantıda falan, bu işi bildiğinizi onlara “hissettirmelisiniz”, ki bizde bu genelde masaya iPhone koymak ile, müşteriye cappucino ya da latte (bildiğin sütlü kahve – ama asla müşteri yanında sütlü kahve denmemeli, adı var onun : Latte!) servis edilerek ve süslü cümleler kurup aslında pek de bir bok söylemeyerek yapılır. İşte ben burada devreye gireceğim. Yanlız ufak bir sorununuz olabilir o da şu: ne yazık ki ingilizce bilmek zorundasınız ki bunu da ben çeviremiyecem sizin için.

Listede sol tarafta (+) işareti olan yerlere tıklarsanız o marka ile ilgili 1 paragraflık bir yorum açılıyor ve orada “Its brand promise of fun, freedom, spirit and refreshment resonates the world over and it excels at keeping the brand fresh and always evolving – all this, while also maintaining the nostalgia that reinforces customers’ deep connection to the brand” gibilerinden açıklamalar bulunuyor, ki biliyorum bunları alıp direk aynen kullanmak isteyen dahili ve harici bedbahtlar olacaktır, alın hayrını görün. Coca Cola lafını çıkartıp kendi sunumunuzda “bilmemne yoğurt bu kampanya sonrası eğlenceli, özgür, taze ve sürekli gelişen bir marka haline gelirken kökleri ile arasındaki bağı kopartmadan ve hatta daha da güçlendirerek, tüketicilerini de aynı kendisi gibi eğlenceli, özgür ve sürekli gelişen ve marka ile nostaljik bağları güçlü insanlar olarak konumlandıracaktır” falan filan gibilerinden kullanımlar yapabilirsiniz. Atış serbest…

Al burdan listeye / Bu da en çok düşüş-yükselişler

Robin Hood Dvdrip – Vision (Sonra R5 bu dediler)

Ah Robin ne adamsın sen, zenginde kalıp, fakire erirsin…hmm… Ah Robin ne adamsın sen, zenciden alıp, tekere verirsin. Nasıldı lan bu?

Evet Robin bir halk kahramanıdır çünkü feodallerden alıp, ayranı yok içmeye olanlara verir. Tarzı budur. Tersi olsaydı acaba lordların, arşidüklerin kahramanı olacak mıydı? Fakirden alıp zengine verse böyle olacak mıydı? Spekülatif konuşmak kolay, bence robin hiçbir zaman bu tribe girmek istemedi ama AngloSakson proleteryası ona bu misyonu yükledi. “Robin sen kral adamsın, zenginden alıp fakire vermelisin” gazının kurbanı oldu robin.

Ever 2 paragraf yazıdan sonra biraz da iş konuşalım ha?Film benim en favori yönetmenlerimden Ridley Scott’un son filmi, zaten daha fazla açıklamaya gerek yok çünkü ridli baba yapmışsa seyredecez yani, ister robin hood, ister ulubatlı hasan…

Daha önce xR5 tarafından R5’i yayınlanan filmi vision dvdrip olarak yayınladı. Sonra da lan durun bu da R5 aslıda diye sözünden döndü ama görüntü kalitesi gayet güzel. xr5’in versiyonu 640×272, vision’unkisi 720×304 olduğundan ben vision’u tercih ediyorum. linkleri ipe diziyorum. IMDB (7.0) / xR5 versiyon / Vision versiyon

Exodus “Exhibit B: The Human Condition 2010”

Thrash’de acayip şeyler oluyor, yılları gösteren ayakbileğime taktığım saatim adeta 1990’ı gösterircesine eski topraklardan yeni albümler geliyor. Artillery, Onslaught, Overkill derken Exodus’da yıllar sonra mp3 playerlarımızda yerini bugün aldı.

Öyle albümde 12 şarkı+1 bonus, yok nuclear blast’tan çıktı falan gibi şeyler yazamayacak bir yaştayım ben bu arada. Metal Command, And Then There Were None falana da gönderme yapamam. Ben bir haberci olarak albümü olduğu gibi sunarım, yorum yapamam. İlgilendiysen linke gel.

GnR Slash’ten Yeni Albüm!

Son günlerde oldukça yoğun bir tempo içine gark oldum, ve dahası, garbın afakını sardım, sarardım, ve daha önce farkına varmayanlar için “dumlupınar for dummies” adındaki eserimi kaleme aldım. Kalemi daha sonra şah ile değiştirip roka yedim, midem kalktı, son olarak bu cümlenin son kelimesine şu şekilde karar verdim: taşıkardi.

1 Nisan’da Slash bir albüm yayınlamış diye bir yazı yazarsam insanlar bunu bir bir nisan şakası olarak addedebilirler ha? Cevabını merak etmeden sorduğum bu soruya retorik soru desem türk edebileri bana kızarlar mı? Aha işte bu sorunun cevabını merak ediyorum ve ekliyorum: Durun beyzadeler! Bu albüm şaka değil lan!

Slash, Izzy Stradlin, Duff McKagan, ve Steven Adler sanatlarını icra etmişler bu albümde. Eskiden bunlara kaset derdik. Eskiden olsaydık, Slash’in yeni kasedi çıktı diyecek idik. Acaba kasedi çıkıyor mudur artık hiç? Herhalde çıkmıyordur.Neredeyse artık CD’si bile çıkmayacak, direk mp3 olarak internetlerde olacak kasetler, kasetsizce…

Bir yazıda daha üç nokta ile sonlanan bir cümle kullandığıma göre bu albümde 14 şarkı var ve her şarkıda bir “featuring elemanı” var desem ve hatta bunlardan bazıları ozzy osbourne, chris cornell, kid rock, lemmy, iggy pop falandır desem, daha da diyecek bişi kalmaz. Taşıkardi.

İnternetin burasına da linkini koydum. / Buraya da koydum

%d blogcu bunu beğendi: