Tag Archive | Dergi

Yaşayan Bursa Ocak 2011 Reklamı


Bazen düşünüyorum, ulan diyorum, “düşünüyorsam varım” diyorum, sonra düşünüyorum “yok lan” diyorum, “herşey matrix lan” diyorum. Belki de bu tür nihilist düşünceler yüzünden Bursa Cemiyet Hayatının bir parçası olamadım diye düşünüyorum sonra. Sonra bu kadar düşünmek yeter diyor ve Yaşayan Bursa dergimizin Ocak 2011 sayısının reklamını yapıyorum boş zamanımda.

Reklamlar

Yaşayan Bursa Aralık 2010 Reklam


Evet Yaşayan Bursa dergisinin aralık sayısı çıktı. Aslında çıkalı 3-5 gün oldu ama reklamı bugüne kıspetmiş. Ayrıca bu sayıdaki ultrasonik yazımda, Bayram trafiğinde yaşadıklarım, Çorum maceram, Fallout: New Vegas oyunu ve “gerçek hayatın save edilebilmesi” gibi konuları işledim. Ben olsam 10’ar 10’ar alırdım, ama bana zaten bedava. Siz düşünün!

Rolling Stone Dergisi İllüstrasyonları Negzel!

Ah kapitalist dünya vah kapitalist dünya” ya da “ulan ne biçim bir ülkede yaşıyoruz be” ve hatta “hay munakoyim”.

Bu ülke, Rolling Stone dergisinin kapandığı bir ülkedir sevgili mezdeke severler. Migros’a ya da dienara gidince bakın dergilere, bin tane dergi var. Sikim sokum dergiler bir çoğu benim standartlarımda. Hatta mesela çok aşırı odaklı bir sürü dergi, örneğin hamile dergileri. Kaç tane hamile var bir anda Türkiye’de? Kaç tane rock müzikle ilgilenen adam var? Demek ki gebe sayısı rock müzik sever sayısından fazla bir ülke burası.

Ayrıca PC Gamer’da batmıştı bu kefir adlı içeceğe ev sahipliği yapan ülkemizde. Bir sürü güzel dergi battı, gitti. Üzdüler beni. Zaten ben bir dergiyi gerçekten seversem ve aylık olarak takip edersem o dergi batar arkadaşım. Örneğin 64’ler, sonra Laneth falan, yani tabi bunlar daha amatör ruhla yapılan zamanının dergileri idi ama zamanları bitmeden onlar bitti. Rolling Stone ve PC Gamer ise hala olsa zevkle alıp okuyacağımız ve bir işe yarayacak dergilerdi.

Bu yazımıza konu olan Rolling Stone illüstrasyonları için seçtiğim görselde ise yukarıda da görülebileceği gibi tom morello ve rick rubin var, ki ben rick rubin gibi saç sakal karıştırmak istiyorum. Karım izin vermiyor. Oysa bence ben bu şekilde sakal bırakmak amacı ile dünyaya geldiğimi sanan bir sirius vatandaşıyım. Sen de bu arada bu nezih çızgılara bakıver gobel.

Bursa Reklamcılar Derneği Dergisi Sea01xEpi02

Ahh ahh…zaman ne kadar hızlı. Daha dün gibi hatırlıyorum BRD Dergisinin ilk sayısının piyasaya sürülmesi ile birlikte bestseller statüsüne ulaşmasını. O sayı benim “ciddi” kabul edilebilecek ilk süreli yayında yazarlık kariyerimin temelini atıp, 4-5 parselini kadastrodan belgelediğim sayıdır. Daha sonra Yaşayan Bursa’da devam eden bu ultrasonik kariyerim, geçenlerde BRD 2 çıkması ile yine bir meyve verdi. Ve fakat ben meyve sevmem…Buradan yola çıkarak bazen aslında söylediğimiz şeyleri kastetmediğimiz kanısına ulaşanlar, yanlız değilsiniz! Ben de o kanıdayım. Mesela” …meyve verdi” deyimini kullanıyorum ama meyve olayım değil. Ya da, diyelim bir ecnebi dostum ile konuşurken “Jesus!!! What the fuck are you doing noob?” dedim ve şaşırma ünlemimi “jesus” yani “isa” diye kullandım, ama aslında ben müslüman olduğum için “Muhammed!!!What the…” diye bir söylem mi olmalıydı bu? Biri bana anlatsa ya.

Bu arada bu sayıdan aldığım paralar ile karıcığıma bir adet karpuz tarlası satın aldım onu da not edeyim. Bugünlerde bir üzgün panda kendisi de…

Yazarlık Kariyerim Süpangle Gibi Gelişiyor!

Evet Bursa reklamcılar dergisinden sonra ultra yazılarım artık aylık olarak çıkacak olan Yaşayan Bursa dergimize de sıçradı. Bu ay büyük bir değişim geçirdi Yaşayan Bursa. Dün logosunun nasıl değiştiğini gösterdiğim bir yazı yazmıştım. Şimdi de 132. sayfasını nasıl ele geçirdiğimi anlatayım ki, köşemin ismi görüldüğü üzere “PWNED”.

Ya da ne yazacam iki saat, zaten ilk yazı olan “Yoksa medya maymunu mu oldum?” bu hikayeyi özetliyor, bende oradan copy-pasta yapayım.

“Dilhun öğretmen bir toplantıda bana, “Cenk sen de artık dergiye bir yazı yazsan iyi olur, zaten hiç sebze yemiyorsun” dedi. Kendisi bana söylediği her şeyin sonunda, ve bazen hem sonunda hem başında sebze-meyve yemememe takılır da.” Yemen’e mi gidiyoruz, yemeni mi takıyoruz?” diye sordum kendisine(aklını karıştırıp olaydan sıyrılırım belki hesabı), “Ben nasıl yazı yazabilirim ki?” diye de ekledim. “Bloğuna yazmayı biliyorsun, dergiye niye yazmıyorsun?” diye üsteledi. Dedim “Orası özgür basın internetler, orada yazdığım gibi şeyler yazarsam, RTÜK dergimizi 3-4 gün kapatır, ben ciddi yazılar yazamam aman diyim” gibilerinden sayıkladım. Elime cetvel ile vurdu ve “Artık dergiye oyun, teknoloji, internet falan konularında yazıyorsun, itiraz istemem yoksa sana diyetisyen sayfaları yazdırırım” diye beni köşeye sıkıştırdı. Bir yanda internet bir yanda deniz börülcesini düşündüm bari bu sayfaları yazayım diye kanaat önderi oldum kendime. Dolayısı ile böyle bir sayfa var artık Yaşayan Bursa’da. Kutlamalara başlayabilirsiniz.”

Yaşayan Bursa Nisan 2010 TV Reklam

Bursa’nın diğerlerinden farklı dergisi Yaşayan Bursa Nisan/Mayıs sayısı bayilerde diyen bir reklam yapmam, iş tanımım dahilinde olduğunda dolayı, elimi attığım bu reklamda doğadan, ilkbahardan, rokfor peynirinden ve zühtü isminden esinlendim ama macenta lafının m’sinden anlamam. onu da söyliyeyim bak, veya bakma.

Tartışmaya Yol Açan Dergi Kapakları

Müzik benim için çok önemliydi. 13-14 yaşlarımda Micheal Jackson, Madonna ile başladığım, kısa bir süre sonra White Snake ile metalci olduğum bu başlangıçtan sonra 25-26 yaşlarıma kadar müzik hayatımda önemli bir rol oynadı. Daha sonra elektronik müzik, chuck shuldiner’ın ölmesi, metallica’nın rezillikleri, yeni slayer albümlerinin eski heyecanı uyandırmaktan uzak olması falan gibi sebeplerden dolayı müzikten koptum. Eski şeyleri dinledim hep. Aradan 5 yıl falan geçti daha sonra bir gün Rolling Stone Türkiye dergisi aldım ve şu an tekrar müzik dinliyorsam bunu da Rolling Stone’a borçluyum. Daha sonra bence Türkiye’deki en iyi dergi olan Rolling Stone ekonomik kriz dalgasına kapatıldı. Yerini dolduran, doldurmayı başaran bir dergi hala yok. Ben ise her ay Oyungezer, ara arada NTV Tarih, NTV Bilim ve Tempo dergileri alıyorum.

Bu yazıda ise tüm zamanların en fazla tartışmaya yol açan dergi kapaklarını ele alıyorum. Yukarıdaki kapak ilk çıktığı zaman epey bir olay olmuştu mesela. Rolling Stone kapağı Janet Jackson’u ele almıştı. Ha ha kelime espirisine bak be. Ben Janet’in bir röportaj’ında, erkek arkadaşım bilmem neredeydi, onun gelmesi için 2 gün bekledik çünkü memiklerimi başkasına elletmem tarzı bir açıklama yaptığını okumuştum. Bir diğer tartışmalı kapak ise Demi Moore’un hamile kapağı idi mesela aklımda kalan. Burada verdiğim linkte ise 12 adet tartışmalı kapak var. Bazıları epey garip diyip linki veriyorum.

%d blogcu bunu beğendi: