Tag Archive | hotfile

Zaten Ölmüş Olan Hotfile’a Bir Tekme Daha: MPAA Mahkeme Kararı ile Kullanıcı Verilerini Alıyor!

Geçen seneden beri MPAA ile devam eden davada hotfile için epey beter bir karar çıktı. Zaten kullanıcılarının çoğunun geçen sene mahkemeye verilmesi ardından hotfile tarafından önce dosyaları sonra hesapları silinmişti ve kullanım oranı çok düşmüştü.

Zaten artık patern belli ediyor ki bu tarz bir site diğerlerinin önüne geçti mi bir süre sonra aşağıya alıyorlar. Önce rapidshare şimdi hotfile, kristal küreme bakarak diyorum ki seneye de filesonic ya da fileserve (ya da her ikisi birden) bu yolun yolcusudur. Biz de herhalde “kral öldü yaşasın kral” hesabı yeni hesapların yolunu tutacağız ama tabi daha yürürlüğe girmeyen TİB yasakları bakalım ne kadar elverecek. Sıklıkla bu tarz hosting firmalarını kapatan TİB kanun yürürlüğe girdikten sonra “Standart Sistem” ile bunları kafasına göre kapatmaya devam edecek. Eğer hesabının olduğu bir servis kapatılırsa şansına küs…

Ama biz konuya dönelim. MPAA ve RIAA’ya Amerika’da en azından karşı gelebilmek zor görünüyor. Arkasına Hollywood’un babayaro ve babangidalarını alan bu kurumlar Amerika gibi kişisel bilgi gizliliğinin çok önemli olduğu bir ülkede hotfile’ın tüm upload ve downloadcularının bilgilerini ele geçiriyorlar. En geç 12 eylül’e kadar kullanıcı verileri, isimleri, IP’leri mahkemeye sunulmak zorunda. Çoğu bireysel kullanıcı için bu çok da büyük bir tehdit oluşturmasa da (tek tek insanlarla uğraşacaklarını zannetmiyorum) asıl tehlikede olan “affiliate”lik yapan ve upload yapmaktan en çok para kazanan 500 kişi. Bu şahıslara karşı dava açılmasına kesin gözüyle bakılırken, MPAA bu şahısların Hotfile’a karşı tanık olarak da kullanılacağını öne sürüyor.

Bakalım 10 sene sonra internet ne durumda olacak? Paylaşımın tamamen önüne geçilebileceğini sanmıyorum. En kötü ihtimalle private tracker’larla falan devam edecektir ama biz yine de 7 proxy ardında yerimizi alalım.

Reklamlar

Adobe Creative Suite (CS) 5.5 Master Collection Çıktı ve Adobe Lafı Nasıl Telaffuz Edilirden Yola Çıkan Otoeleştiri!

İşteki yeni bilgisayarıma, Adobe CS 5’e, Max2012’ye, SSD Harddisk sayesinde masaüstünde çalışamamaya, 7 terabyte’lık harddisk silsilesinde arşivleri nereye aldığımı bulmaya ve baharın gelmesine alışamadım.

Yeni klavyeme ve meauz’uma ise süper alıştım ama yetmedi. Neye yetmedi diyeceksiniz, tabi ki bloglarıma zaman ayırmama yetecek kadar hızlı çalışıp vida arttırmama, ki ustanın iyisi vida arttırırmış, bilinen gerçektir. Ben vida arttıramadım. 3DMax çöktü. Ardından tüm medya’nın network’ünde spastik bir yavaşlama sayesinde dosya transferi sekteye uğradı (70mb dosya 30 dakikada gidiyor :S). Bunun üzerine IT’cimiz ender’i arayayım dedim, elime telefonu aldım baktım telefonum çalışmıyor. Yanıma yeni gelen çekirge serhat’ı engin bilgilerimle donatayım dedim, onun premiere’i çakıldı. Herşey ters gitti.

En son evime gideyim bari dedim. Arabaya bindim baktım akü bitmiş. Sonraki gün akücü çağırdım 150 TL’ye 60W mutlu akü taktı, çekirge serhat daha 2 gün önce 120TL’ye aynı aküyü aldığını ve kazık yediğimi söyledi. Aksilikler bitmek bilmiyordu. Sonunda hafta bitti.

Tüm bu aksilikleri ise ben nedense CS5 yüzünden olan aksilikler diye hatırlıyorum. Yıllardır Adobe’nin güncellemelerini es geçiyor CS2/CS3 arasındaki yerimden memnun bir halde takılıyordum. Ama bir dakika! “Adobe’nin” yazmak da neyin nesi değil mi? Bu firmanın adı “adob” okunmuyor mu? Yoksa ben onu “adobe” okuyorumda, ekini o yüzden “adobe’un” değil de “adobe’nin” mi yazıyorum yoksa?

Evet üst paragraftaki sorun derin bir yaradır bende. İşin aslı şu: Adobe’nin okunuşu aslında yıllarca benim de sandığım gibi “adob” değil aslında. Doğrusu “adobi”. Evet ilk anda şok etkisi yapıyor. Adobi dodobi ne lan bu! Ama sonra alışıyorsun ve doğrusunu bilince etrafta adob diye dolaşan insanları düzeltmek istiyorsun, hatta adobe diyenler bile bol vatanımda. Ama tabi düzeltmiyorsun, hele benim durumumda olduğun zaman, “yavşak iyiki amerikada yaşadın her boku biliyon” tarzı bir serzenişle karşılaşmamak için bu düzeltmeyi yapamıyorsun. Bir diğer örnek ise “fajita” olarak bilinen yemektir. Meksiya yemeği olan fajita’nın en doğru okunuşu aslında “fahita” ama “fayita”ya da razıyız ama ne yazık ki bu da, hatta çoğu restoranda fajita diye J ile okunuyor. Bunu düzeltmeden durmak zorunda kalmak ne demek biliyor musun sevgili okur? Bilirmisin biz meksika deriz ama elin meksikalısı mehiko der ülkesine? peh peh

Evet beni sekteye uğratan cs5’e daha alışamadan cs5.5 çıktı onu diyim dedim de bu cumartesi gece 2:57’sinde zamanım varken, bu haftaiçinde de hem birikmiş işlerden, hem de normalde 10 dakikada yapacağım şeyleri 1 saatte yaptığımdan dolayı fazla bloglarıma özene bezenemeyeceğim gibi görünüyor. Bu arada 23 nisanda bana yollamış olduğunuz tüm hediyeler çok makbule geçti. Bu senede başbakan koltuğuna oturtmadılar ama beni. Al cs5.5 yi

MostlySeries Filesonic’e Geçti!

Yoldan geçen herhangi bir Kartaca’lıya sorun. Ama ne soracaksınız? Onu ben bilemem. Zaten yoldan Kartaca’lı geçmez, kervan desen o da geçmez. Mesela Bursa’da gidin Heykel’e bakın, geçen kervan göremezsiniz! Yanlız, kuş uçar. Demekki kuş uçar kervan geçmez yerler de varmış.

İlk paragrafların randomluğuna özen göstermemem belki de onları bu kadar random yapıyorsa, varoluşunun sebebi, varoluşunun bilinçsizliğinde gizli gibilerinden bir durumla karşı karşıya kalışımız üzerine yazılabilirdi bu ikinci paragrafta ama iş karıştı sen okurken sıkıldın, iyisi mi bunu da sallayalım.

İnternet’in barındırdığı en büyük ve kapsamlı dizi sitesi olan mostlyseries, hotfile’ın yok olması ile öldü ve filesonic ile küllerinden tekrar doğdu. Sitenin sahibi ile yaptığım kısa bir söyleşide şunu anladım, kendisi bir ruh hastası, zaten 15 yıldır bildiğim birşeydi. Benim az evvel saymaya çalışıp da üşendiğim yüzlerce diziyi nerede ise tüm sezonlar full olarak sunan ve devam eden bölümleri de yayınlandıkları gün ekleyen bir insan için normal demek zor biliyorum. Şimdi tekrar eski URL’sine dönen MS (sendrom gibi oldu trololo), ilk etapta devam eden dizilerin günlük uploadlarını yapacağını ve bu esnada da eski full arşivi filesonic’e upload etmeye başladığını tebliğ etti. Yanlız filesonic jdownloader önermiş ki ben azılı bir IDM’ci olarak ne yaparım bilemiyorum. Zaten şahsen 2 ay daha hotfile account’unun leşinden nemalanmam gerek haha:D Bu süper haberi MS’in yeni (aslında eski) URL’si ile taçlandıralım. http://mostlyseries.blogspot.com/

Bulletstorm FTL (Fairlight) Tarafından Yayınlandı!

İnsan bilmeden de birşey yapabilir. Mesela ben şu an hakkında hiç birşey bilmediğim bir oyun hakkında atıp tutmak üzereyim ama bakın bana bi. Bi titreklik, bi kamaşıklık, bi sayrılık var mı? Yok. Kendimden emin tavırlarla, bir de kalkmış,  bi bok bilmiyorum derken bile sanki matah bişeymiş gibi artislik yapıyorum. İşte bunun sebebi dün gece Enemy Territory’deki müthiş oyunumun hala üstümde kalmış aurasıdır. Sakin olun ve gurur duyun, dün 100lerca gavuru dize getirdim, sayısız multikill’im, ace’im ve kritik hareketlerimle takım arkadaşlarımı da teamspeak’te basbas bağırttım. Dün Türk’ün adını kafalara kazıdım sevgili bezik büzen okurlarım. Kutlu olsun.

Bu bulletstorm oyunu ise, tabi yaşlandık artık – her oyunu takip edemiyoruz, aman o çıkacak babam şu çıkacak diye, hakkında birşey duymadığım bir oyundu, ki bizlere Unreal gibi epik bir oyunu sunan Epic Games tarafından yapılıp, EA tarafından dağıtıldığını görünce “vardır bunda bir hinlik” diye düşündüm. Hemen araştırmalarımı derinleştirdim. IGN ve Gamespot gibi sitelerden 8/10 bazı diğerlerinden 9/10 aldığını gördüm ve bunun üzerine gidip 4 lahmacun sipariş ettim. Lahmacunlarla sinop inceburun’a gittim ve düşündüm “ulan Türkiye’nin en kuzey noktasındayım” dedim kendi kendime ve attım kendimi denize, kuzeye doğru 21 kulaç atıp dibe daldım, kum çıkardım, çıkardığım kumların olduğu yere ise lahmacunları bıraktım çünkü ben lahmacun sevmem.

Evet bir takım iddiaları var bulletstorm’un. Incredible new skillshot system, falan gibilerinden ama bunları her yeni çıkan oyundan duyduğumuz için tınmıyoruz pek ve linklere geçiyoruz. Resmi sitesi / Notlar / Download linkleri / Törkiş davnloğd linkleri

Hotfile’a Neler Oluyor? Sonu Rapidshare Gibi Geldi mi?

Bir güzel rüyanın daha sonuna gelmiş gibi görünüyoruz. Son haftalarda forumlarda, bloglarda geçmişe oranla hızla silinen hotfile linkleri artık daha da ciddi bir sorunla karşı karşıya sanırım. Özellikle son 2-3 gündür, aynı gün içinde silinmeye başlayan ve uploader’ların account’larını suspend eden hotfile’da aynen rapidshare gibi ununu elemiş, eleğini biz premium kullanıcıların rektumuna sokup artık sayılı günlerini beklemeye başlamış görünüyor. Aniden ortaya çıkan ve çok kısa bir sürede en popüler filehosting firmasına dönüşen hotfile, selefi rapidshare’in hızlandırılmış versiyonu oldu adeta. Yıllardır ortalıkta olan megaupload, depositfiles gibi isimleri geride bıraktı. Rapidshare’in saçma sapan politikaları ile kullanıcıları tiksindirtmesi ve günlük limitsiz download’u ile gönlümüzde açan bu nadide çiçek artık kurumaya başlamıştır falan da yazayım mı lan trolololo xD

2006 yılında, Panama City, Panama’da kurulan ve günlük 21.000.000 hit alan site, Türkçe de olmak üzere 19 dilde hizmet veriyor.Firma, Ocak 2011’de paypal ve 1000 adet kimliği belirsiz uploader’ı ile birlikte Liberty Media tarafından mahkemeye verildi. Anton Titov adına bir Rus tarafından kurulmuş olan sitenin Panama ile aslında fiziksel olarak hiç bir alakası yok. Anton Tutov’un ise Bulgaristan’da ya da Hollanda’da yaşadığı zannediliyor. Liberty Media hotfile tarafından paylaşılan her fikri mülkiyeti için $150.000 talep ediyor ki, eğer bloglarda ve forumlarda paylaşılan hotfile linklerini gözönüne alırsanız herhalde dünyada bu kadar para yoktur :D

Bakalım gelecek ne gösterecek ama kristal kürem hotfile’ın da uzatmaları oynadığını, ve hızla rapidshare gibi önce uploader’larını küstürerek küçülme politikası güdeceğini söylüyor. Forumlar ve bloglar’da şu sıralar öne çıkan en popüler hosting şirketleri ise fileserve ve filesonic. Depositfiles, megaupload, netload falan da hala görünen isimler. Benim hotfile account’umun bitmesine yaklaşık 2 ay kaldı ve bu süre zarfında yeni tercihimin ne olduğuna karar verip burada siz beni seven ve beni olduğum yere getiren milyarlarca fanımla paylaşacağım. Dont Panic!

Dexter the Game Postmortem Tarafından Yayınlandı, Nuke Yedi, Reloaded Tarafından Proper Edildi!

Amerika’nın favori seri katili Dexter Morgan, biz de Amerika ne severse sevdiğimizden mütevellit, bizim de en sevdiğimiz seri katildir dersem yancı bir tavır sergilemiş durumuna düşerim. Peki gerçekten en sevdiğimiz seri katil ise Dexter? O zaman anti-amerikancı reflekslerimiz yüzünden ona da mı kıl olmalıyız? Ayrıca Dexter’ın ne suçu var? Çocuk dışses eşliğinde insan kesiyor efendi efendi, Amerikan olması onun mu suçu? Bence biz Dexter Morgan’ı sevmeye devam edelim ama (dikkat ol geçen sezondan spoiler geliyor) Julie Benz’in öldürülmesine de uyuz olma hakkımız saklı kalsın.

Ve tabi bir şey çok sevilirse onun oyunu yapılır, ki dexter’ın ki de yapıldı. İlk önce Postmortem tarafından yayınlanan crack ise kısa bir süre sonra nuke yedi. Sebebi nedir derseniz, Postmortem securom korumasını oyundan çıkarmamış, sadece onu es geçecek bir rutin eklemişti, ki bu da  scene için 9 kusurlu hareketten biri olduğu için nuke’landı. Akabinde securom’un üstadları reloaded tarafından da proper’ı release edildi. 597 Mb olan oyunun hatta bir de unleashed tarafından riplenmiş 377 Mb’lik bir versiyonu da orly database’de yerini almış durumda.

Aslında hem oyun screenshot’larından, hem filmlerinin oyunu boktan olur altın kuralından, hem 500 küsürlük boyutundan, hem de burada açıklayamayacağım kadar grotesk 23 farklı sebepten dolayı bu oyunun boktanlığı tartışılmaz bence. Daha oynamadan, önyargı ile yargıladım oyunu bak dar alanda. Peki neden bloglara ekliyoruz? Seviyoruz dexter morgan’ı da ondan be gamsız. Buradan indir/ Postmortem / Reloaded

Test Drive Unlimited 2 PC’ye Çıktı (Skid Row)

Sene 1992 falan, ben İhsan Çizakça Lisesi diye bir lisede okuyorum ve okula bir bilgisayar lab kuruldu. 10 tane 80286 cpu’lu (olduğunu tahmin ettiğim, 386 değildi çünkü), sistem disketi ile açılan harddiskten yoksun pc konuldu  ve biz amiga gençliği “tıhıhı” ve “tohoho” diye gülüyorduk bunlara hatta güliverdik cüceler ülkesinde.

Kalkıp amiga ve o zamanın pc’lerini karşılaştırmalı bir yazı yazmayacam tabi ama her oyun manyağı gibi o bilgisayarlarda da nasıl oyunlar olabilirdi onu merak ediyordum. Sonra bir yerden bir şekilde testdrive bulduk ve test drive oynadık bir miktar. Bilgisayar hocasından gizli tabi. O bize Gwbasic ile komedi programlar yazdırmaya çalışıyordu sanırım. O zamanlar oynadığımız test drive ilk test drive’dı sevgili okurlar. Testdrive 1. Siyah beyaz grafikleri ve 7 fps oynanışı aklımda kalanlar. Daha sonra ben testdrive falan oynamadım. Zaten araba yarışı sevmem. Oynamam. Gerçek hayatta da araba sevmem. Bana ne lan kaç motor, kaç silindir, kaç bobin. Gazına basarım gider. Bozulursa babama söylerim, kağıt işlerini de karım yapar. Ben anca sürerim, bazen de patlak tekerlek değiştiririm (söylenerek). Sonuçta bu oyunda PC’ye çıktı skid row sağolsun. Download linkleri / Resmi Sitesi

Dead Space 2 – FLT (Fairlight) Akıl Almaya Geri Geldi!

Dead Space 1’i bitirmedim, bitiremedim, yarıda bıraktım ve uninstall ettim. Sadece uninstall etmedim, tevbe de ettim, bir daha korku oyunu oynamayayım ben artık dedim. Çünkü artık korku oyunları hakikaten acayip korkutuyor. Ama şimdi bu haberi görünce “lan lan” diye kıllanmadan edemiyorum. Sanırım bunu da alacaz ve harddiskimizde iso’sunu barındırıcaz ama daha aslı oynamam gerek bi ton oyun var sırada…Bilemiyorum yani, çok az oyun oynayabiliyorum zaten. Pff bu nasıl bir ilk paragraf oldu be. Bu kadar düz bir yazı yazmayı becermiş oldum. Kalktım oyundan korktum falan gibi açıklamalar yaptım. 35 yaşında adamım lan ben.

Bakın biz c64’de amiga’da castle of terror, goblins, elvira falan gibi korku oyunları oynadık evet ama korkmadık çünkü ne korkacaksın ya. Korkmak istesen grafiklerden ne olduğunu anlayamazsın ki zaten yaratığın. Ama clive barker’s undying’i ve aliens vs. predatör’ün marine’i ile başlayan, doom 3 ile yükselen bu korku oyun furyasında beni hakikaten korkutan oyunlarda beni en çok korkutan özellik, random spawn’lanma  özelliğidir. Yani abicim düşman önden gelsin, her türlü, keserim onun götünü ben. Uzaydan gelsin, cehennemden gelsin, zombi olsun, yaratık olsun ne olursa olsun, ayıklarım ben onu. Ama geçtiğim yerlerden, arkamdan, ya da dead space 1’deki gibi bir anda duvarın içinden , vent’lerde gelirse tırsarım. Herneyse, şimdi zaman link zamanı ise verelim o linkleri.
Buradan download et / Buradan da olur / IGN / Trailer / Hatta geçenlerde dead space 85 dakikalık animasyon filmi çıktı lan

Mini Anı: Mahkeme Kararı ile Kaybolan Eşeğim!

Bu internette kapatılan siteler için bir Türk olarak utanıyorum. Sefilliktir bu, rezilliktir bu, ayıptır bu. Ondan sonra bizi Avrupa Birliğine almıyorlar, almazlar zaten, almasınlar da zaten. Biz bunlara layığız.

Herneyse siktir edin kasık muhabbetleri de, az evvel başıma gelen olay Nasreddin Hoca’nın da başına gelmiş bir olaydır…ama tersten. Hemen özetliyeyim, sonra halet’i ruhiyeme göre belki biraz küfür edip bitiririz yazıyı.

Opeth şu an hayatta olan ve müzik yapmaya devam eden, benim en sevdiğim gruptur. Ultrasonik duygu ile süpersonik tekniğin sadecesonik birleşmesinden fullsonik senfonik süper death metalimsi, ama temiz vokalle de benim diyen vokalistin belini kıracak tarzda, müthiş musiki yaparlar. Bunlar bir süre önce ünlü Albert Hall’da bir konser verdiler ve bu konserin dvd’sini yayınladılar. Ben bu dvd’yi edinmeye çalışıyorum bir süredir…ara ara. Yani işi gücü bırakıp kendime misyon edinmedim bunu, ama ara ara aklıma gelir, biraz aranırım ama sonuçta bulamam. En sonunda torrent programı kuracam bunun yüzünden tekrar. Ama kolayıma geldiği için hotfile ve rapidshare aramaları yapıyorum ki bulamıyorum. Bu sabah ama baktım megaupload linkleri buldum. Oooo-Aaaa diye bağırıp ofisteki herkesi kendime baktırdım ve sonra iki dirseğimi masaya dayadım ama yere doğru bastırıp durdum. İnsanlar bi süre sonra sıkılıp kendi işlerine baktılar ben de megaupload hesabım olmadığı için 45 saniye beklemeye başladım ve 1. DVD’nin linkini ele geçirip indirmeye başladım. Yarısı falan bittikten sonra, ki 20 dakika falan kaldı tümünün bitmesine, bir anda download hızım sıfırlandı! Lan ne oluyor falan diye hemen tekrar linkin olduğu siteye gittim ve linke sol meauzum ile sürttüm ve bir de baktım ki ne olmuş! Megaupload sitesi mahkeme kararı ile engellenmiş! Adeta kaderimde yok bu opeth DVD’sni edinmek. Tam indirme anında mahkeme kararı ile engellendim bir de ya! Ulan bu nasıl bir tayming? Bu nasıl bir hareket tarzı. Ayrıca düşünsene megaupload hesabın olduğunu, Türk Mahkemesi engelliyor seni hahahahaha! Artık gerçek hayatta da böyle engellemeler bekliyorum ben! Tam taksiye binerken taksi engelleniyor falan. Ya da kasaptan sucuğu alıyorsun, parasını veriyorsun, sucuk mahkeme kararı ile engelleniyor son anda….falan filan, sonuçta şansımı sikesi olan varsa buyursun. Ayrıca bu dvd’nin hotfile & rapid linkleri ile gelenlere cenkozmercan.wordpress.com üyeliği 12bin yıl bedava.

Call of Duty Black Ops Update 2 ve Update 3 Skid Row Tarafından Yayınlandı

COD en iyi single player shooterlardan biridir benim için. Multiplayer’ı da aslında önemli ama ben quake3 motoru oyunları haricinde multi oynarken dişim sızladığı için bana hitap etmiyor.

Herneyse COD Black Ops herkes tarafından beklenen bir oyundu ama çıktığı zaman özellikle performans sorunları yüzünden hayal kırıklığı yarattı. Daha önce 1. update’i yapılan oyuna, 2. ve 3. update’ler için skidrow’un crackleri geldi ve bu 2. ve 3. update’ler persormans sorunlarında eğilen ve diğer bazı bugları düzelten update’ler. Buradan nfo‘ya bakıp, buradan download edebilirsiniz.

Son olarak adına ayrı bir yazı yazmayacağım ama buraya not düşmek istediğim sims 3 için bi 430 MB’lik update paketi de FLTDOS tarafından burada yayınlandı.

Releaselog’a Kardeş Geldi: Picofiles – Downloadcunun Yeni Bookmarkı

Eski ünlü bir fıkra vardır. Komşunun ankastre mutfak takımını alıp geri verirken “sizin kazan doğurdu” diyince hoca, komşusu “oha hoca, kazanla da mı olaya girdin?” demiş, sonra hoca utanmış sıkılmış, “ya ben öldü diyecektim yanlış şeyettim” diyince komşusu “ulan hoca senin gibi malını da görmedim” diyivermesin mi?

Ever internetoğlanların ve kızların en sevdiği ve eğer sevmiyorlarsa bu yanlıştan dönmeleri gereken bir sitedir releaselog. Alemin en büyük release logunu tutar ki bunu daha önce yazmıştım ama kısaca özetleyeyim: Bir sürü scene grubu ve p2p grup tarafından hergün internetlerimize yeni filmler, oyunlar, müzikler vs upload edilir ve releaselog’da bu yeni release’leri bize sunar. Downloadcunun can dostu bir sitedir kısacası.

“Ve bir süredir, biz de kendi dosyalarımızı upload edebilelim” diye vızıklayan kullanıcı ordusuna releaselog bir kardeş doğurdu. Şimdi kardeş doğurmak çok acayip ve ilk duyulduğu zaman fazlasıyla ensest bir durum gibi görünse de, bunu sadece başarısız bir teşbiğ-i beliğ olarak nitelendirip kısa kes meges kuralı doğrultusunda kesiyorum.

Sonuçta internette bir sürü olan download forum’larından biri ortaya çıktı ki adı: picofiles. Releaselog kullanıcılarını uploader yaptığı için de hızla arşivini büyütüyor. Açılalı daha 3-4 gün olmasına rağmen yaklaşık 400 uploader ve yüzlerce (binlerce?) release ile orada duruyor. Hadi tıkın sen de.

Spiderman: Shattered Dimensions için Reloaded Versiyon Çıktı…

2-3 gün önce p2p CloneDVD’si çıkan bu nezih oyun çeşitli sitelerde gayet güzel notlar almış bir oyun olarak nostradamus’un dikkatini çektiğinde, henüz çift çekirdeklerin pc’de değil kabak’ta veya ayçekirdeğinde olduğu yıllardı demek zorundayım.

Virüsü bol p2p crack’lerine dadanmayı seven dünyadan habersiz vatandaşlarım ise bu gençliklerini sadece dosya/veri kaybı ile ile değil, aynı zamanda hotfile account’u online oyun account’u falan da çaldırarak gününü gün edip, uploader’cı azınlığa “nerede crack” diye ağlanmayı bir borç bilen yapıdadırlar, genellikle.

Kurt interwebci ise özellikle software’de scene release beklemenin karşılığını almıştır hep. Hatta bazen bu üstadlar bile nuke yiyip bir fix çıkartmak zorunda kalıyorlar, o zaman p2p’e olan bu açlık sadece bir çeşit angus inekliği değil midir? Hala okuyan var mı lan bu yazıyı acaba :D

Herneyse, reloaded “peter parker olunacak, ol” dedi ve scene crack interweblere düştü. Download edecek olan arkadaşlara, torrentçilere duyurulur. Burdan gel / Burada da var

Hatta burada bile var

Mafia 2 DLC: Joe’s Adventures Skid Row Tarafından Yayınlandı

Düşününce oyunlarda bir mafyasal olaylara, silaha tapancaya açlık vardır. Araçlara binip bir trafik canavarı gibi kullanmaca, eloğluna ateş açmaca, yok efendim büyü ile götünü yakmaca falan genellikle oyunlarda karşılaştığımız durumlardır. Peki neden bir muhasebecinin, bir noterin oyunu olmaz? Neden ha? Bunu kendine soran 7 okuruma 3 tane elbezi hediye edeceğim.

Peki 7 kişi 3 elbezini nasıl paylaşacak? Tabi ki oldschool “kapıştırma” yöntemi ile. Bir duvara çıkıp elbezlerini elimde sallarken “kapıştırıyooom, kapıştırıyoooom” diye bağıracağım ve bu 7 kişinin elbezlerimi kaparken birbirlerini ezmesine gülüp daha sonra gidip mahalle sulu muhallebisi yiyeceğim.

Mafia 2’nin yeni çıkan DLC (Downloadable Content-İndirilebilir İçerik)’inde ise Joe’yu oynayabiliyormuşuz. Ben hala Civ5 ve Fallout: New Vegas yüzünden Mafia2’ye giremedim o yüzden kim bu Joe bilmiyorum :P Ama 1.4 gigobatarya boyutundaki DLC’de yeni yerler, yeni arabalar falan var ve ana oyundaki Vito’yu kim hapise yolladı falan gibi merak uyandırıc…lan ben de yazıyorum, milletin umrumda sanki, herkes download linki, crack, torrent peşinde be. Hadi kapıştırıyorum linkleri. İndir Burdan / nfo / Burda da rapidshare, hotfile, netload falan

Not: Bunu oynamak için haliyle Mafia 2’ye ihtiyacınız var, ayrıca update 1 ve update 2’ye de ihtiyacınız var, ki son verdiğim linkte hepsi mevcut bunların

Rapidshare Yeni Politikası Üzerine…

Rapidshare son 1-2 senede çok kan kaybetti ve bence müşterilerini kaybetmek konusunda epey kararlı görünüyorlar. Bu sabah yazdığım yazıdan sonra yeni sistemlerini hemen test etmeye karar verdim ve download’ları kökledim bakalım  ne olacak diye.

İlk olarak bunu yapmak zorunda olmak bile saçma birşey, ama karmakarışık bir sistemle karşımıza çıktıkları için neyin ne olduğunu anlamak zorunda kalıyoruz. Ben de bakalım günlük rapids’ler bitince downloadlar mı durdurulacak yoksa otomatik olarak account’um üst pakete mi geçecek testi yaptım hemen. Tahmin ettiğim gibi üst pakete geçiş yaptım otomatik olarak.Yani bir gün ayarınız kaçarsa daha 290 günlük rapidshare’im var zannederken bir anda 75 günlük kaldığını öğrenebilirsiniz.

Herneyse ilk önce rapidshare’in yeni formatına bir bakalım. Tamamını Okuyun…

Mostly Series’e Neler Oluyor? or Rapid Daha Ne Kadar Düdükleyecek Bizi?

İlk önce hala rapidshare sahibi varsa onlara bir uyarı ile başlayayım. İnternetlerin en büyük ve kullanıcı dostu dizi arşiv sitesi mostlyseries.com rapid’den yediği son kazığı hazmetmemeyi seçiyor ve rapidshare’i bırakıyor. Yani işin ilk önce sizi etkileyecek kısmından başlarsak şunu anlamanız gerekiyor. Bir dizi varsa izlemek/arşivlemek istediğiniz, ve bir de rapidshare account’unuz, o zaman hemen mostlyseries.com’a gidip bunları arşivlemeye başlayın çünkü artık download edilmeyen linkler 60 gün içinde silinecek ve tekrar upload edilmeyecek. Bloğun hotfile’e geçmesi söz konusu (hatta bugünkü update’i şu an gördüm yarından itibaren hotfile’a geçiyormuş), ki bu da hiç yoktan iyi birşey. Ama yine de download edilmeyen linklerin 60 gün içinde silinecek olması öyle dev bir arşivin yokolacak olması üzücü. Sonuç olarak 60 günümüz kaldı ve ben hep oraya “lan zaten arşiv orada” gözüyle baktığım için kendime almadığım bazı dizileri arşivlemeye başladım. Buna da efsanevi Pete&Pete ile başladım.

Şimdi rapid’e gelelim. Gelmeden önce ben bir kapalıçarşıya gidip ağzımın içini kalaylatıcam yanlız, bir küfürlü olabilir bundan sonrası, onu uyarayım da ona göre tıklayın. Tamamını Okuyun…

Hotfile DNS Sorunu Çözümü

Bu blog yaklaşık olarak 3-4 aydır var ve bana ayda ortalama reklamlardan 12-14.000 dolar kazandırıyor sevgili okurlar. Diyeceksiniz ki, cenk çavuş ne reklamı? sitede reklam falan yok…

Tabi reklamın en güzeli bilinç altına gideni olduğu için görünürde reklam yok gibi gözüksede, aslında kodlar arasında acayip reklamlar gizli, ve bu reklamlar sayesinde de dünyanın belki de facebook ile aşık atan yegane sitesi olmuş durumdayız. Allah razı olsun.

Peki ne alaka hotfile ile değil mi? Bakın şöyle açıklayayım: Bundan bir miktar zaman önce “hotfile açılmıyor/telekom sansürcü dnsleri sendormu” teşhisini koymuştum bilgisayarıma, ve ne ilginçtir ki 1 yıllık hotfile account’u almıştım yeni. Tabi peşinen ödediğimiz bu meblağ’ın kaymağını yiyemiyor olmak beni müşkülpesenk durumlara soktu. İlk iş olarak Türk Telekom’a küfürler ettim haliyle. Bildiğiniz gibi herhangi bir uygar ülkede olmayacak sansür işlerinden onlar sorumlu ülkemizde, allah onları bildiği gibi yapsın yapmasına da, bu hayatta yaptıkları nasıl yanlarına kalıyor anlamak mümkün değil. Yok mu bunlardan hesap soracak bir babayiğit?

Hemen tezimi söyleyeyim: Hotfile son zamanlarda coşmuş, rapidshare’i bile zorlar olmuş ve özellikle günlük kotası olmadığı için forumların, blogların aranılan sitesi haline dönüşmüştü. Tabi internetinde hızlanması ile Türk Telekom bandwith’lerine gelen bu hotfile külfetini bunlar “Ya kimse nasıl olsa bişi yapamaz ki bize” yaklaşımı ile DNS’leri ile banladılar. Benim teorim bu çünkü diğer banlanan siteler gibi “Mahkeme kararı ile ….” teranesi de yazmıyor hotfile.com’a girmeye çalışınca…Herneyse, Telekom’dan bahsedip durduk yere sinir katsayımı daha fazla arttırmayayım, konumuza dönelim…

Bu sitede hergün milyar yorum aldığım için anarşist/marjinal okurlarımızdan olan evronas’ın kendisine daha önce yöneltmiş olduğum “olm bu hotfile’ı nasıl açarız” tarzı bir sualime kendisi yanıt vermiş , ama milyar yanıt arasında kaybolmuş bu yanıt. Daha sonra kendisi bir küfürbaz gibi, “penis” kelimesinin halk arasında bilinen 3 harfli tabiri ile bloglarımın yeni tasarımına çapsızca hakaret etmeye yeltenmiş (bakınız)Ben tabi bunu da görmedim. Daha sonra bugün uzaypastanesi.com sitemizin açılışında aynı soruyu kendisine sorunca, küfürlü yanıtlarını copy/pasta şeklinde tekrar dile getirmiş ve yanlış anlaşılmaya mahal bırakmıştır. Ben bu konudaki küfürlerini arkadaşımızın edit etmek durumunda kaldım. Ve fakat orjinaline dokunmadım, ki yukarıdaki linkten görebilirsiniz.

Sonuç olarak hotfile açılmıyorsa 4.2.2.5 ve 4.2.2.6 dns’lerini kullanabilirsiniz. Ben az evvel denedim açıldı. Şimdi sırf telekom bandwithi dolsun diye lüzumsuz şeyler indirip hepsini silecem 2 ay boyunca.

not: 4.2.2.1’dan  4.2.2.16’e kadar olan 6 dns’i deneyebilirsiniz diyor evren ayrıca, ki kendisine teşekkürü borç biliyoruz. Bu ara da götevren ve götveren lafları tamamen tesadüfen çok yakın laflar ha.
%d blogcu bunu beğendi: