Tag Archive | yaşayan bursa

Yaşayan Bursa Ocak 2011 Reklamı


Bazen düşünüyorum, ulan diyorum, “düşünüyorsam varım” diyorum, sonra düşünüyorum “yok lan” diyorum, “herşey matrix lan” diyorum. Belki de bu tür nihilist düşünceler yüzünden Bursa Cemiyet Hayatının bir parçası olamadım diye düşünüyorum sonra. Sonra bu kadar düşünmek yeter diyor ve Yaşayan Bursa dergimizin Ocak 2011 sayısının reklamını yapıyorum boş zamanımda.

Reklamlar

Yaşayan Bursa Aralık 2010 Reklam


Evet Yaşayan Bursa dergisinin aralık sayısı çıktı. Aslında çıkalı 3-5 gün oldu ama reklamı bugüne kıspetmiş. Ayrıca bu sayıdaki ultrasonik yazımda, Bayram trafiğinde yaşadıklarım, Çorum maceram, Fallout: New Vegas oyunu ve “gerçek hayatın save edilebilmesi” gibi konuları işledim. Ben olsam 10’ar 10’ar alırdım, ama bana zaten bedava. Siz düşünün!

Yaşayan Bursa Dergisi Kasım Sayısı…

Dün değil de, bir önceki gün daimi dostum, Bursa sosyetesinin mihenk taşı ve ilimizin tanınmış siması Teoman Çıtır bey ile telefonda irtibat haline geçmiştim. Konu ise Bursa’nın bir diğer medal of honor’u Sedat Savu idi. Ben Starbucks’ta eşim olan Fulya hanım ile birlikte oturmuş, adını şu an hatırlayamadığım çikolatalı buzlu ve 2500 kilokalorili içeceği yudumlarken Sedat’ı karşı masada otururken gördüm. Hemen kendisine telefon ettim, telefonu açtı ve duştan yeni çıktığını, söyledi bana. Kendisinin aslında starbucks’ta karşımda oturduğunu bildirdiğimde ise bana şöyle söyledi “Cenk, şu an ben sağ elimi yukarı kaldırıyorum, görüyor musun?”. Karşımda oturan kişi ne sağ elini yukarı kaldırıyordu ne de duştan yeni çıkmış bir hali vardı. Olayın iyice David Lynch filmlerine benzemesi beni biraz korkutmaya başladı. Sedat’a “many mahalos” dedikten sonra telefonu kapattım ve ortak dostumuz, hatta izin verin büyük harfle yazayım, Ortak Dostumuz Teoman’ı arayıp ona durumu özetledim. “Böyle böyle abi” dedim. Güldü.

Teoman onu özel kılan bir gülücüğe sahiptir sevgili okurlar. Bu gülüş sonrası “Cenk olm sosyete dergilerinde yazıların çıkıyormuş lan, pilav mısın lan sen ha niohhahaha” gibilerinden devam eden görüşmemizde, kendisine uğrayacağımı, yakın zamanda görüşmemiz gerektiğini bildirdim. Biz yakın dostlar hep böyle yaparız. Yakın zamanda görüşmemiz gerektiğini, arayı çok açtığımızı falan tebliğ ederiz ama ben kimseyi görmeyeli yıllar oldu sevgili okurlar. Onu da belirteyim.

Yaşayan Bursa dergisi de, Kasım ayında çıkmış bulunuyor, hatta daha önce çıkmış ama benim haberim olmamış, ki bu yazımda dünyanı ele geçirme planlarımdan bahsettiğim Civilization 5 yazım adeta nobel’e aday olası bir yazı olmuş ben daha okumadım, okuyanların yalancısıyım. Kapakta da Demet Akalın var.

Yazarlık Kariyerim Süpangle Gibi Gelişiyor!

Evet Bursa reklamcılar dergisinden sonra ultra yazılarım artık aylık olarak çıkacak olan Yaşayan Bursa dergimize de sıçradı. Bu ay büyük bir değişim geçirdi Yaşayan Bursa. Dün logosunun nasıl değiştiğini gösterdiğim bir yazı yazmıştım. Şimdi de 132. sayfasını nasıl ele geçirdiğimi anlatayım ki, köşemin ismi görüldüğü üzere “PWNED”.

Ya da ne yazacam iki saat, zaten ilk yazı olan “Yoksa medya maymunu mu oldum?” bu hikayeyi özetliyor, bende oradan copy-pasta yapayım.

“Dilhun öğretmen bir toplantıda bana, “Cenk sen de artık dergiye bir yazı yazsan iyi olur, zaten hiç sebze yemiyorsun” dedi. Kendisi bana söylediği her şeyin sonunda, ve bazen hem sonunda hem başında sebze-meyve yemememe takılır da.” Yemen’e mi gidiyoruz, yemeni mi takıyoruz?” diye sordum kendisine(aklını karıştırıp olaydan sıyrılırım belki hesabı), “Ben nasıl yazı yazabilirim ki?” diye de ekledim. “Bloğuna yazmayı biliyorsun, dergiye niye yazmıyorsun?” diye üsteledi. Dedim “Orası özgür basın internetler, orada yazdığım gibi şeyler yazarsam, RTÜK dergimizi 3-4 gün kapatır, ben ciddi yazılar yazamam aman diyim” gibilerinden sayıkladım. Elime cetvel ile vurdu ve “Artık dergiye oyun, teknoloji, internet falan konularında yazıyorsun, itiraz istemem yoksa sana diyetisyen sayfaları yazdırırım” diye beni köşeye sıkıştırdı. Bir yanda internet bir yanda deniz börülcesini düşündüm bari bu sayfaları yazayım diye kanaat önderi oldum kendime. Dolayısı ile böyle bir sayfa var artık Yaşayan Bursa’da. Kutlamalara başlayabilirsiniz.”

Yaşayan Bursa Nisan 2010 TV Reklam

Bursa’nın diğerlerinden farklı dergisi Yaşayan Bursa Nisan/Mayıs sayısı bayilerde diyen bir reklam yapmam, iş tanımım dahilinde olduğunda dolayı, elimi attığım bu reklamda doğadan, ilkbahardan, rokfor peynirinden ve zühtü isminden esinlendim ama macenta lafının m’sinden anlamam. onu da söyliyeyim bak, veya bakma.

%d blogcu bunu beğendi: