Tag Archive | link

It’s Always Sunny in Philedelpia 7. Sezon Başladı!

Biliyorsunuz İsrail ile olan ilişkilerimiz 2. Katip düzeyine indirildi. Ayrıca Zara’da da bir indirim varmış bana gelen bilgilere göre. Biliyoruz ki inen şey kalkacaktır zamanla, çünkü evrendeki şeyler genellikle normal dağılıma tabidirler ve sinüs eğrisi gibidirler. İnen kalkar, kalkan iner, kılıç kalkan, zengin kalkışı ne demek lan? Ne demek o aniden kalkınca onun zengin kalkışı olması? Allahım yarabbim.

Şimdi de yazımızın, bir arabanın arkasında gördüğüm bir nüktedarlığını paylaştığımız yerine geldik. Bugün bir araba gördüm arkasında şöyle yazıyordu “Bana yapacağın gider ancak hoşuma gider!”...Evet inanabiliyor musunuz? Bunu beğendiğimi kabul etmem yıllarımı alacak, aynı liseli bir metalci iken Snow’un Informer şarkısını sevdiğimi kabul etmemin yıllar alması gibi.

Deha ile delilik arasında ince bir çizgi var lafını düşünüyordum bu sabah etejerin başında. Lan dedim bu lafı edenlerle “lezbiyenlik negzel lan” düşüncesinde olan abaza türkleri aynı kafada olsa gerek dedim. Bu insanlar gerçek hayatta deli ve lezbiyen görmemiş insanlardır ve ne derler bilirsiniz, “Görmemişin kazı olmuş, kalkmış balta ile kafasını kesmiş”. Peki niye? Tabi ki görmemiş de ondan. Aslında ağaç kesiyormuş ama kaz gelmiş bunun yanına, bu da görmemiş ve kafasını kesmiş balta ile. Sonra da çarçur olmasın bu kaz bari diye palaska satın alıp divana uzanmış. Zaten başka birşey yapsa çok mantıksız olurdu!

En komik diziler hangileri diye bir liste gördüm hazine ararken Erdek’te. Bu listeye göz attım. Sonra kafa attım ve en son kazık attım, yetmedi kanattım hatta. Dizine rapido kalem bastırdım, sonra sağlı sollu ataklarla fodepara zorladım ve diskalifiye olmasını sağladım. Kısacası hayatını kararttım bu listenin, tam ölüm döşeğindeydi ki kulağıma şunu fısıldadı. “Belarus’a gitme laf olur Cenk”.
Buradan download et / Buradan alt yazı bekle

Opeth’in Yeni Albümü Heritage İnternete Düştü!

Saat sabah 5:30… cumayı cumartesiye bağlayan gece… ve tam yatıyordum ben ama bir anda içimde bir pıtırcıklanma potemkin zırhlısının kült merdiven sahnesinden yuvarlanırcasına önce diz kapağıma oradan dilimin altına oradan da parmaklarıma ilerledi ve ben son yılların crazyshark’dan sonra en manyak metal arşivine sahip sitesi bunalti.com’a gittim ve bir de ne göreyim? En üstte Rüya Tiyatrosu Dream Theater’ın yeni albümü, laf sokan ismi ile “Dramatic Turn of Events” (ki burada şair eski davulcusuna sesleniyor :D) , onun biraz altında da Opeth’in yeni albümü Heritage!

Ayın sonuna doğru çıkması beklenen albüm internetlere akmış bulunuyordu ve bu linklerin burada yer etmesi gerekiyordu! Yukarıdaki link bold olduğu için link olduğunu anlamadıysan değerli opethsever, TIK ET BURAYA, ki senin için 2.bir link eklemiş olayım. İster mp3 ister de FLAC olarak indirebilirsin ha onuda belirteyim her iki albümü de.

Curb Your Enthusiasm 8. Sezon Başladı! Kutlu Olsun!

Tüm zamanların en iyi komedi dizisi olan Curb Your Enthusiasm’in 8. sezonu bugün başladı. Ama görüyorum ki aranızda “hadi lan bilmemne dizisi daha komik” diyenler var! Bakın kibarca söyleyeyim sizi döverim.

Curb’ü dünyanın en iyi komedi dizisi yapan şey sadece komik olması değil zaten. Larry David’in hem bölümler içinde olan farklı olayları ayrı ayrı getirip sonunda spektaküler bir şekilde bağlaması, bunu yaparken aynı zamanda da utanç ve gülmekten karın ağrıması arasında getirip götürmesi ve aynı zamanda tüm bu olayların da o sezonun “arc”ı (genel sezon konusu) içine süper bir şekilde yedirmesi. Tek bölümü seyreden kişiye de komik, ama genel sezonun konusunu biliyorsanız daha da komik.

Larry, Jerry ile birlikte Seinfeld dizisinin co-creator’u ve ana yazarı olduğu için yüz milyonlarca doları cebe koymuş ve curb’ü de adeta kendini eğlendirmek ve ego için yaptığından dolayı kafasına göre bi sene 1 sezon yap, sonra yapma sonra tekrar yap falan şeklinde devam eden bir abimizdir. Ayrıca yayın zamanları da kafasına göredir abimizin. Bir sonbahar dönemi girer, bir yaz, bazen çat ocak’ta çıkar karşımıza…

Herneyse ya amma yazdım.”Michael Jordan iyi basket oynar ha” tarzında gereksiz bişekilde. O yüzden bir iki link verip kopayım. Al buradan download et / Burada da tüm bölümler var

F.E.A.R. 3 Skid Row Tarafından Yayınlandı!

Evet Kazakistan’ın Alma Ata şehrinde kadı asker olan ismini vermek istemediğim şahsın kızıdır Alma. Üstünde çeşitli deneyler yapılmıştır. Mesela şişenin içine yanan pamuk atıp şişenin ağzına pişmiş yımırta koyuş gibi testler…Düşünün siz tabi bu kızın halet’i psikolojisini. Tüm atmosferin basıncının o zavallı yımırtayı bir fasikül gibi içeri patlatışını (implode olayı yağızım!).

Evet sürreal bir giriş paragrafı oldu adeta! Ama tabi gerçeklerle de bir miktar içiçe geçtiği için adeta hayal ile gerçeğin arasındaki çizgiyi blurlayan bir david lynch sahnesi gibi oldu da denilebilir, hatta vasiyetimdir, denilsin bu. Yani Brezilya’lı topçu Danilson gibi ama tam değil, Denilsin.

Çeşitli p2p grupları tarafından türlü şekillerde yayınlanan, clonedvd’si çıkan oyunumuzu bugün Skid Row karşımıza çıkardı. Ben ilk oyunu çok sevmiştim. Ofislerde geçiyordu sürekli gerçi. Ama yine de bir ofis ortamında çatışma olduktan sonra ortamın vaginasına müthiş konuyordu! Ne vulva kalıyordu ne bişey! Toz, duman, uçuşan kağıtlar, yıkılan duvar parçaları falan acayipti. Gerçek hayatta yapmak istettirdi bana bunu. Bir diğer gerçek hayatta yapmak istediğim şey çocukluğumdan beri ise Pembe Panter filmlerinde Peter Sellers’ın Capon yardımcısı ile evin içinde kavga ederken evi darma duman etmesidir!

2. oyun da fena değildi bence ama ilki gibi değildi. Hikaye ve Alma’nın olayı biraz daha açıldı ve şimdi artık 3. oyun var ama ben arada korku oyunları oynamaya tevbe ettim, hatta tevbe içtim bile diyebilirim. Tövbe tövbe…Harbiden olm, korkuyorum lan :D Herneyse herkes benim gibi tırt olmasa gerek diye download linkleri verelim ve bakalım dalgamıza. Buradan indirebilirsin / Buradan da indirebilirsin
Not: IGN’ye baktım da 8.0 not almış epey iyi galiba oyun. Ayrıca oyunun dilini değiştirmek istiyorsanız skidrow ile gelen language.exe’yi kullanmalısınız.

Alice Madness Returns için Reloaded’dan Proper Geldi! (Çok Acayip)

Daha önce skid row tarafından ve p2p grubu theta tarafından çeşitli crack’ler, crackfix’lerden sonra bugün de scene’in bir diğer babayaro grubu reloaded tarafından bir PROPER geldi oyunumuza…

Ama çok acayip bi şey var ki, reloaded’ın crack’i 2GB’tan büyük! Evet doğru okudunuz karşımızda battalgazi’nin oğlu seyit battal (malatya serdar’ı olarak da bilinir) boyutlarında bir crack var ve reloaded’ın nfo’da açıklamasına göre skid row’un cracklerken kullandığı oyunun dosyalarından biri olan Chapter2_W1_Bottle1_01_S.umap’de bir hata var (diyor reloaded).

Şimdi aslında ben konudan kopma konusunda çok başarılıyım o belli de, Ryan Dunn ölmüş be abi şu an bakıyorum aynı zamanda. Sarhoş araba kullanmaktan gece 3’te kaza yapmış, araba paramparça, zaten yanmış falan…Severdim Ryan’ı, ki çoğu kişi Jackass’ten tanıyacaktır ama ben daha da eski CKY video serisinden tanırdım. O tayfadan Brandon DiCamillio ile en sevdiğim adamdı Ryan Dunn…Ne diyelim ya hayat bi garip.
Burada da reloaded’ın devasa crack’i var. Skid Row versiyonu ile uyuşmadığı için tüm oyunu baştan indirmeniz gerekiyor(muş).

Alice: Madness Returns SkidRow Tarafından Yayınlandı!

Postacı kapıyı 2 kere çaldı ve ben de açtım kapıyı. Hiç kimseden birşey beklemememize rağmen adam bize bir kutu bıraktı ve bir imzamı alıp gitti. Allah allah bu kutu da neyin nesi diye düşündüm….

Ev arkadaşlarım evde yoktu ben de kutuyu açtım ve oldukça şaşırdım. İçinden bir projektör çıktı. Tabi bugün için artık “düz” aletler olsalarda sene 2000 falan olduğu için o zamanlar “hayali kurulan aletler” sınıfındaydı projektörler. Biraz sonra ev arkadaşım Sedat geldi ve olayın aslı ortaya çıktı. Abisi internet üzerinden bu aleti almış, ama Türkiye gümrüğünde sorun çıktığı için ABD’ye geri yollanmıştı alet. Abisi de bizim adresi vermiş ve bir gün aniden kapımda postacı belirmişti.

Bizde 2-3 ay kaldı o projektör ve ben quake 3 oynadım çok. Diğer ev arkadaşımız olan cankat ise msn ile chat yaptı kız arkadaşı ile hahahah. Ulan projektör bulmuşuz adam Türkiye’deki kız arkadaşı ile chat yapıyor duvarda Allahım yarabbim :DDD

Sonra ben oyun oynarkan bir sürü insan beni seyretmeye başladı. O zamanlar yeni çıkan American McGee’s Alice’i oynarken özellikle. Benim odaya 4-5 kişi doluşulur, ben de oyunu oynarken millet yere yatıp içki, popcorn bilmemne film gibi seyrederdi. Ben de oyunu göstere göstere oynardım bu durumda, hatta hiç unutamadım bir sahne vardır ki bayır aşağıya koşuyoruz biz ve arkamızdan İndiana Jones’daki gibi dev bir kaya yuvarlanıyor ve anlık hareketlerle kaçıyorum bundan ve ara sıra arkama dönüp bakıyorum ki millet görsün kaya ne kadar yakında falan diye. Herkes heyecanlı bir macera filmi gibi falan gaza gelip bağırmaya başlamıştı…gaz bir andı benim ve seyirciler için haha.

Oyunla ilgili aklımda kalan diğer bir anı ise haritaların değişmesi üzerine kurulu  olan bilmeceler di ki, bu da aslında artık o kadar büyük bir olay değil günümüz gelişmiş konfigürasyonlu bilgisayarları için ama o zamanlar haritaların değişmesi falan olaydı. Herneyse ben epey sevmiştim alice’i ve aradan bu kadar geçen zaman sonra oyunun 2.’si bugün skidrow tarafından yayınlandı. Herkese tavsiye ederim.
Buradan indirebilirsin / Ya da buradan da indirebilirsin

UPDATE: Bu release sanırım yakında nuke’lanacak ve proper / crackfix çıkacak çünkü oynayanlara göre yaklaşık 45 dakikalık bir zaman sonra Castle bölümüne gelince oyun “This Software has been modified or tempered with, The game will now exit. Please install original software!” diyerek kapanıyor. Proper yayınlanınca buradan bildirecem ben bıldırcın seven dostlar!

Kıyamet Alameti: Duke Nukem Forever Demo Çıktı!

Öyle bir dönem geldi ki hayatımızda, o an öyle hissettik ki, beatles’ın orjinal üyeleri ile tekrar bir araya gelmesi ve yeni bir albüm yapması, duke nukem forever’ın çıkmasından daha olası gözüktü bizlere ve bana. Evet ama demek ki atasözleri boşuna söylenmiyormuş, sabreden derviş sabrın sonu selametmiş!

Bugün değil de dün gördüm bunu aslında ilk olarak ama pazar günlerini palazlanmak için ayırmış bir insanımdır, yazamadım bu yazıyı dolaylı tümleç. Ama bugün işte tam burada duke diyorum sizlere, nukem diyorum, forever diyorum. İnebahtı savaşından beridir beklenen sürekli ertelenen oyun sonunda gerçekten yayınlanacak gibi görünüyor.

Gerçi demoyu oynayan insanlar pek beğenmemişler ama zaten 4352 beklenen bir oyun kimseyi tatmin edemez o da var. Beklentileri minimalde tutmak hayat için iyi bir perspektif olagelmiştir. Bu arada demo için tekrar directX kurmanız gerekebilir. Özellikle eksik dll hatası alıyorsanız bunu yapmanız tavsiye ediliyor. (0xc0150002) hatası alan arkadaşlar için ise duke nukem forever klasörü içindeki redist klasörü içine vc2008 kurmaları tavsiye edilmiş. Deneyenlerin yalancısıyım diyelim ve link verelim.
Ahanda buradan demoyu indir / Burada da duke nude em!

Fable 3 Skid Row Tarafından Yayınlandı!

İş, hamile karım (ve son zamanların hastalığı minecraft) dolayısı ile bloglarımı iyice siklamen oldum biliyorum. İsteyeren seçmiyorum bu siklamen rengini ama dediğim gibi buraya bişiler yazacak pek zaman bulamıyorum. Sadece böyle her hangi bir oyun çıkmışsa ve bu oyun bombastik stokastik bir oyunsa hemen bi 5 dakika da elleşiyorum. Bir tanıdığa bakıp çıkıyorum. Şimdi de öyle oluyor.

Fable 1’i çok sevmiştim. RPG/Action olayını iyi ayarlamışlardı. Combo üstüne combo kırıyordum ama şu an 19 Mayıs ve TV’de hoplayıp zıplayan parande atan kişiler var ve bu neden böyle oluyor acaba? Gençlik denen kişi hayatını böylesi atletik faaliyetlerle mi geçirir? Ya da geçirse iyi olur diye mi düşünüyor büyüklerimiz? Çocukken böyle olaylara götürüldüğüm zaman çok sıkıldığımı hatırlıyorum.

Herneyse Fable 2 bir PC oyuncularını es geçmişti ama şimdi 3 bizi bekliyor. Oyunu save edebilmek için offline Games for Windows Live (G4WL) profili yaratmanız gerektiğini de belirtip link vereyim de yetişmesi gereken bir yemek programı jeneriği var ona döneyim hemen :D Ta buradan indirebilirsin / Ya da buradan da olur

Witcher 2 Skid Row Tarafından Yayınlandı!

Halk,

Sana haberlerim var. Polonya’nın bağrından kopup gelen, gelmesi beklenen ama beklerken özel bir davranış sergilenmeyen, ööle işte hergün ne yapıyorsak onu yaptığımız, witcher 2 geldi. Birinci oyunu bir miktar oyanayabilmiş daha sonra çok miktar oynayamamıştım. Artık her oyunun kaderi olan, biraz oyna daha sonra araya zaman girsin, ben konudan kopayım sonra bir türlü tekrar devam edemeyeyim ve belli bir noktada format atmak sureti ile save’ini de yitireyim, ki sanki yitirmesem bi bok yapacakmışım gibi…

Ama benim bu sıklamen davranışlarım size kötü örnek olmasın. Siz daha gençsizniz önünüzde uzunca bir yol var. Başladığınız kitabı, oyunu, filmi bitirin arkadaşım siz LAN! Ben yaptım bunu yıllar yılı, 32 yaşımdan gün aldığım günden beridir yapmıyorum sadece. Hayatımda toplamda 2 filmi, 3 kitabı ve 23 oyunu yarım bıraktım. Ayrıca bir sürü yemeği bitirmedim bunlar ahirette peşimde olacaklardır!

Herneyse zaten zamanım az o yüzden veri veriyorum. Veri derken data anlamında. Veriyi almaya hazırsan meaaaz’unu sürtmenin arifesindesin demektir! Oyun 13-14 gigoborg boyutunda, henüz riplenmişini görmedim. Oyunu yapan polonya firması CD PROJEKT korsana karşı “proactive” önlemler alacağını bildirmişti ve bazı kişiler oyunun crack’inin trojanlı olduğundan ve bir takım başka konulardan ağlanmaktalar, ki öyle olsa kısa bir süre içinde nuke / proper gelecektir, gelince de buradan bildiririm zaten. Gerçi hem güzel bir oyun olması, hem de bağımsızımtrak bir firma olmasından dolayı orjinal almayı düşünebileceğiniz bir oyun bu aslında. Link veriyom / Alternatif link veriyom / Resmi Site

Brink (Skid Row) Çıktı, Crackfix de Çıktı, Ben Minecraft Oynuyorum O Ayrı!

Offf of. Ben ne şımarık bir adam oldum çıktım ya. Bir sürü oyun bekliyorum. Beklediğim oyunlar geliyor ben bunları ediniyorum ama kurmuyorum bile. Bu nasıl bir davranış şeklidir. Alışverişte de yapıyorum böyle şeyler. Bi şey görüp gaza geliyorum mesela bir masa lambas, bir mezgit ya da başını emme basma tulumba gibi sallama aparatı da olabilir. Bunları alıyorum daha sonra hiç kullanmıyorum. Bu yüzden kendimi Avrupa İnsan Hakları ile İlgili Mahkeme’nin sezeryan ile doğmuş olan üyesine şikayet ettim. İsmini veremem bu kimsenin kusura bakmayın, kimsenin ismini veremiyorum diye.

Splash Damage… Return to Castle Wolfenstein’ın multiplayer’ın çok başarılı olması üzerine, Wolfenstein: Enemy Territory’yi yapan adamlar. Daha sonra QuakeWars ile hayal kırıklığına sebep olsalar da, ET’ye olan aşkımdan dolayı ben bi sepmati ile bakarım bu splash damage’e diyecektim ki birşey beni şu an KANSER EDİYOR LAN!

Şu an ofis’teyim, çok açım, pek sevmesem de en yakın oldukları için McDonalds’ı arıyorum telefon ile, camdan gözüküyor 20 metre ötede, o kadar yakın, herifler açmıyor telefonu. Resmen gidip dağıtmak istiyorum orayı. Çok açım lan.

O yüzden ben oraya gidiyorum şimdi, ya da ne oraya gidecem be. Üşengeçliği yenip dışarı çıkıyorsam bari dandik McDonalds’a gitmeyeyim. Di mi ama.

Skid Row Brink’ı yayınladı, directXile ilgili bazı sorunlar olmuş, bir patch yayınladılar bunun üstüne. Update 1’de çıktı ayrıca İşte burada linkler / burada da / resmi site /

Adobe Creative Suite (CS) 5.5 Master Collection Çıktı ve Adobe Lafı Nasıl Telaffuz Edilirden Yola Çıkan Otoeleştiri!

İşteki yeni bilgisayarıma, Adobe CS 5’e, Max2012’ye, SSD Harddisk sayesinde masaüstünde çalışamamaya, 7 terabyte’lık harddisk silsilesinde arşivleri nereye aldığımı bulmaya ve baharın gelmesine alışamadım.

Yeni klavyeme ve meauz’uma ise süper alıştım ama yetmedi. Neye yetmedi diyeceksiniz, tabi ki bloglarıma zaman ayırmama yetecek kadar hızlı çalışıp vida arttırmama, ki ustanın iyisi vida arttırırmış, bilinen gerçektir. Ben vida arttıramadım. 3DMax çöktü. Ardından tüm medya’nın network’ünde spastik bir yavaşlama sayesinde dosya transferi sekteye uğradı (70mb dosya 30 dakikada gidiyor :S). Bunun üzerine IT’cimiz ender’i arayayım dedim, elime telefonu aldım baktım telefonum çalışmıyor. Yanıma yeni gelen çekirge serhat’ı engin bilgilerimle donatayım dedim, onun premiere’i çakıldı. Herşey ters gitti.

En son evime gideyim bari dedim. Arabaya bindim baktım akü bitmiş. Sonraki gün akücü çağırdım 150 TL’ye 60W mutlu akü taktı, çekirge serhat daha 2 gün önce 120TL’ye aynı aküyü aldığını ve kazık yediğimi söyledi. Aksilikler bitmek bilmiyordu. Sonunda hafta bitti.

Tüm bu aksilikleri ise ben nedense CS5 yüzünden olan aksilikler diye hatırlıyorum. Yıllardır Adobe’nin güncellemelerini es geçiyor CS2/CS3 arasındaki yerimden memnun bir halde takılıyordum. Ama bir dakika! “Adobe’nin” yazmak da neyin nesi değil mi? Bu firmanın adı “adob” okunmuyor mu? Yoksa ben onu “adobe” okuyorumda, ekini o yüzden “adobe’un” değil de “adobe’nin” mi yazıyorum yoksa?

Evet üst paragraftaki sorun derin bir yaradır bende. İşin aslı şu: Adobe’nin okunuşu aslında yıllarca benim de sandığım gibi “adob” değil aslında. Doğrusu “adobi”. Evet ilk anda şok etkisi yapıyor. Adobi dodobi ne lan bu! Ama sonra alışıyorsun ve doğrusunu bilince etrafta adob diye dolaşan insanları düzeltmek istiyorsun, hatta adobe diyenler bile bol vatanımda. Ama tabi düzeltmiyorsun, hele benim durumumda olduğun zaman, “yavşak iyiki amerikada yaşadın her boku biliyon” tarzı bir serzenişle karşılaşmamak için bu düzeltmeyi yapamıyorsun. Bir diğer örnek ise “fajita” olarak bilinen yemektir. Meksiya yemeği olan fajita’nın en doğru okunuşu aslında “fahita” ama “fayita”ya da razıyız ama ne yazık ki bu da, hatta çoğu restoranda fajita diye J ile okunuyor. Bunu düzeltmeden durmak zorunda kalmak ne demek biliyor musun sevgili okur? Bilirmisin biz meksika deriz ama elin meksikalısı mehiko der ülkesine? peh peh

Evet beni sekteye uğratan cs5’e daha alışamadan cs5.5 çıktı onu diyim dedim de bu cumartesi gece 2:57’sinde zamanım varken, bu haftaiçinde de hem birikmiş işlerden, hem de normalde 10 dakikada yapacağım şeyleri 1 saatte yaptığımdan dolayı fazla bloglarıma özene bezenemeyeceğim gibi görünüyor. Bu arada 23 nisanda bana yollamış olduğunuz tüm hediyeler çok makbule geçti. Bu senede başbakan koltuğuna oturtmadılar ama beni. Al cs5.5 yi

Portal 2 İçin Crack Fix Yayınlandı! (Skid Row)

Yorgunum be gamsız. Bahar beni bitiren bişey. Extreme Bahar Yorgunluğu sendromundan muzdaribim. Allerjiler ufaktan başladı, yataktan kalkasım yok.

Bunun üstüne iş yerindeki bilgisayarıma daha tam alışamadım. CS5’e hiç alışamadım, ruhum sıkılıyor. 3-4 ay duştan çıkmadan yaşamak istiyorum.

Bunlar sizin derdiniz değil ama, sizin derdinizi biliyorum ben. Yıllarca beklediğin portal2 geldi bir gazla indirdin ama çakılıp duruyor değil mi? Evet o yüzden de crack fix diye arayışlara girdin ve bu siteye geldin. Stream forumlarında ağlanan adamlar çok dolayısı ile oyunun kendisi de biraz problematik sanırım ama skidrow bir takım çökmeleri önlediğini iddia eden bir crackfix yayınladı. Eğer çakılıyorsanız bir de bunu deneyin.

Ben şahsen yaklaşık 1 saat kadar oynadım oyunu. Çok güzel. Hala çok komik ve daha işin başındayım dolayısı ile beklentilerim karşılanıyor diyebilirim. Çakılmalar artarsa bu crackfix’i deneyeceğim ben de. Buradan indir / oyun arşivinde de var

Portal 2 Skid Row Tarafından Yayınlandı!

Saat 10:56 ve ben 1-2 gündür rahatsız gibi release sitelerini refreshliyorum. Portal 2’yi bekliyorum durmadan. Birinci oyuna doyamamıştım, 2 ile coşman istiyorum.

Seyrettiğim videoları ile iyiden iyiye gazı kökleyen portal2 scene’in delikanlı çocukları skid row tarafından az evvel yayınlandı. Söyleyecek fazla şey yok. Bu sefer ki kek gerçek! Linkini yidimin.

3DS Max 2012 ISO Tarafından Yayınlandı!

Geçenlerde karımla olan bir sohbet esnasında kendisinden “Bence en iyi program Excel” lafını duydum. İşte evlilik böyle olmalı. Çünkü gidip hamilelikle iyice şişen yanaklarını ısırmak istedim bu söylem üzerine. Beni engelledi. İşte evlilik böyle olmamalı!

Kendisi bir lojistik mühendisi olduğu için hayatı varsa yoksa tablolarla, hücrelerle arasında geçtiğinden dolayı excel ile kurduğu bu yakın ilişkiyi yadırgamadım. Ama kesinlikle kendisi ile aynı fikirde değilim. Bir adaya düşsem ve 1 tek program kurulu bir bilgisyar sahibi olma hakkım olsa ve o programda excel olsa hemen o bilgisayarı sökerim kasasından mangal yaparım açıkça söyleyeyim. Ama o program 3dmax olursa böyle yapmam, çünkü 3dmax alemlerin en geniş uçlu programlarından biridir. Mayacılar, 4dcinemacılar üstüne alınmasın şimdi, onları da takdir ediyoruz ama aynı işe yarayan ama birbirinden biraz farklı yollar izleyen bu programlarda candır. Ama benim gönlümde 3dmax’in yeri ayrıdır.

Çoğu 3dmax’çi vatandaşımız gibi ben de max’i kurcalaya kurcalaya öğrenmiş bir adamım yazıyordum ki tam, aslında max’i tamamen bilen kimse olduğuna inanmadığım aklıma geldi. Ben kendime yetecek kadar hakimim bu arkadaşa. Özellikle organik olmayan şeyler konusunda da fena sayılmam, renderingim biraz zayıftır gerçi, o kısımda çok sıkılıyorum ama modelleme falan daha eğlenceli bence. Hrneyse ya ne anlatıyorsam bunları.

Bugün baba gruplardan iso tarafından 3dmax arkadaşımızın 2012 versiyonu yayınlandı. Onu belirtmden geçemeyeceğim. Nereye geçiyorsun olm diyenlere de şunu söyleyeyim, bi yere geçtiğim yok. Alın link verenin, piliç kuşananın.

New York’ta Beş Minare BRRip Çıktı!

Şimdi şu soldaki afişe bakalım ve soldan sayalım 1) Haluk Bilginer, bana Umut Sarıkaya’nın çizdiği bir karikatürü, 2) Mahsun Kırmızıgül, arabesk müziği, 3) Mustafa Sandal, Cep telefonunu önce güneşe sonra gölgeye koyup “lan gölgede aynı lan bu” fikri üzerine kurduğu şarkıyı, 4) Danny Glover Lethal Weapon efsane serisini, 5) Gina Gershon erkekler arasında yapılan, “güzel değil ama seksi kadın” klişesini, ve Robert Patrick’de Civa’dan yapılmış terminatörü hatırlatıyor. Bu isimleri andın mı bende oluşan algı budur. Bunları bilerek yolumuza devam edelim.

Orjinali Bitlis’te olan 5 minarenin tarihi eser kaçakçıları tarafından büyük elma newyork’a götürülmesi üzerine kurulan senaryo desem, daha en baştan bi sürü kişi diyecek ki “büyük elma ne lan?” di mi? Bunun ayrıntısına girmeyecem, zaten üstünde kesin olarak anlaşılan bir sebebi de yok ama ilgilenenler gugıl’larına yazsın baksın. Yanlız unutmayın terli terli gugıl araması yapmak tüberküloz yapar!

Evet film hakkında söyleyecek tek kelime sözüm yok. Onu anladığımıza göre bari ne diyim onu anlamadım ben. Film p2p grubu  absurdity tarafından salındı internetlere. Aslında en güzeli, bence şu an Türkiye’nin en komik adamı olan Umut Sarıkaya’nın süper bir carrecoutre’ü ile bitirmek. Alın bitin. Alın filme link.

Homefront’u da İlk Önce P2P Release Etti! THEPIRATEGAY

Yine beklenen bir oyunun, yine scene’den önce gelen bir crack ile p2p tarafından release edilen hali ile karşınızdayım. Aslında karşınızda falan değilim. Evde oturuyorum karımda kavurmalı yumurta yapıyor hahahahah. Evet üstüste iyi haberler!

Release 2.35 gigobas boyunda olduğu için hemen kıllanıyoruz nedir lan bu böyle küçük tufacık içi dolu kasacık diye. Ama okuyunca görüyoruz ki elemanlar ripledikleri bu versiyondan ingilizce hariç tüm dilleri ve oyunun multiplayer kısmını çıkartmışlar. Okumaya devam edince anlıyoruz ki artık bir standard haline gelen, oyunu ilk önce çalıştırırmış gibi yapan p2p release’imiz oyunu save etmeye izin vermiyor. Ayrıca ses’te ve ammo’da (mermi/mühimmat) bazı sorunlar var. Klasik p2p crack’i. Ama hemen kısa bir süre sonra bir update geliyor ve bu sorunları çözdüğünü iddia ediyor. Deneyenler save edip single player olarak oyunu oynayabildiklerini söylüyorlar. Ama biz biliyoruz ki, scene release gelmeden bir oyun gelmiş sayılmaz ve fakat biz yine de biliyoruz ki ülke toprakları oyunlara aç gençlerimiz ile dolu. Bu insanlar da bizim insanlarımız. Dolayısı ile onlara böyle bir haber verir gibi görünüp hit’i bol bir yazıya daha imza atıyoruz. O değil de bir noktadan neden 1. çoğul şahısa geçiyoruz, bak o tam bi muamma resmen! İşte buradan al linke aç kişi.

Çift Oscar’lı The Fighter DVDRip Amiable Tarafından Yayınlandı!

Rocky Balboa bizim gibi 70’lerde doğanlar, 80lerde çocukluklarını geçirenler için ikonik bir karakter değildi diyen 2 tür insan vardır. 1) Kızlar, 2) Kızlığa özenen erkekler, ki bunlar hayatlarının ilerleyen dönemlerinde kızlığa özenme işini abarttılar!

Evet Rocky Apollo’yu, Clubber’ı, Ivan Draga’yı yere serdi, sonra oğlunu eğitti falan. Bu esnada da Rocky 1’de 8.1 olan IMDB skoru ise sürekli azalarak 6.8 , 6.2, 6.0 ve 4.5’e kadar geriledi. Peki bunları neden anlatıyorum? Hatırlamıyorum tam yazmaya başladım bunu odaya birileri geldi, 45 dakika sonra gittiklerinde herşeyi silmektense buraya 2-3 cümle daha yazarım konuya girerim diye düşündüm.

Evet hem kadın da hem de erkek’te en iyi yardımcı oyuncu oscar’larını alan fighter’ın ise bugün amiable tarafından dvdrip’i piyasaya sürüldü. Divxplanet’e baktım altyazısı da senkronize edilmiş. Eee daha ne bekliyoruz? Filmde Amy Adams gibi bombastik bir arkadaşımız da var! Burda linkler / Burda resmi sitesi / Burda imdb / Burada altyazı / Burada online izle

Bulletstorm FTL (Fairlight) Tarafından Yayınlandı!

İnsan bilmeden de birşey yapabilir. Mesela ben şu an hakkında hiç birşey bilmediğim bir oyun hakkında atıp tutmak üzereyim ama bakın bana bi. Bi titreklik, bi kamaşıklık, bi sayrılık var mı? Yok. Kendimden emin tavırlarla, bir de kalkmış,  bi bok bilmiyorum derken bile sanki matah bişeymiş gibi artislik yapıyorum. İşte bunun sebebi dün gece Enemy Territory’deki müthiş oyunumun hala üstümde kalmış aurasıdır. Sakin olun ve gurur duyun, dün 100lerca gavuru dize getirdim, sayısız multikill’im, ace’im ve kritik hareketlerimle takım arkadaşlarımı da teamspeak’te basbas bağırttım. Dün Türk’ün adını kafalara kazıdım sevgili bezik büzen okurlarım. Kutlu olsun.

Bu bulletstorm oyunu ise, tabi yaşlandık artık – her oyunu takip edemiyoruz, aman o çıkacak babam şu çıkacak diye, hakkında birşey duymadığım bir oyundu, ki bizlere Unreal gibi epik bir oyunu sunan Epic Games tarafından yapılıp, EA tarafından dağıtıldığını görünce “vardır bunda bir hinlik” diye düşündüm. Hemen araştırmalarımı derinleştirdim. IGN ve Gamespot gibi sitelerden 8/10 bazı diğerlerinden 9/10 aldığını gördüm ve bunun üzerine gidip 4 lahmacun sipariş ettim. Lahmacunlarla sinop inceburun’a gittim ve düşündüm “ulan Türkiye’nin en kuzey noktasındayım” dedim kendi kendime ve attım kendimi denize, kuzeye doğru 21 kulaç atıp dibe daldım, kum çıkardım, çıkardığım kumların olduğu yere ise lahmacunları bıraktım çünkü ben lahmacun sevmem.

Evet bir takım iddiaları var bulletstorm’un. Incredible new skillshot system, falan gibilerinden ama bunları her yeni çıkan oyundan duyduğumuz için tınmıyoruz pek ve linklere geçiyoruz. Resmi sitesi / Notlar / Download linkleri / Törkiş davnloğd linkleri

Dexter the Game Postmortem Tarafından Yayınlandı, Nuke Yedi, Reloaded Tarafından Proper Edildi!

Amerika’nın favori seri katili Dexter Morgan, biz de Amerika ne severse sevdiğimizden mütevellit, bizim de en sevdiğimiz seri katildir dersem yancı bir tavır sergilemiş durumuna düşerim. Peki gerçekten en sevdiğimiz seri katil ise Dexter? O zaman anti-amerikancı reflekslerimiz yüzünden ona da mı kıl olmalıyız? Ayrıca Dexter’ın ne suçu var? Çocuk dışses eşliğinde insan kesiyor efendi efendi, Amerikan olması onun mu suçu? Bence biz Dexter Morgan’ı sevmeye devam edelim ama (dikkat ol geçen sezondan spoiler geliyor) Julie Benz’in öldürülmesine de uyuz olma hakkımız saklı kalsın.

Ve tabi bir şey çok sevilirse onun oyunu yapılır, ki dexter’ın ki de yapıldı. İlk önce Postmortem tarafından yayınlanan crack ise kısa bir süre sonra nuke yedi. Sebebi nedir derseniz, Postmortem securom korumasını oyundan çıkarmamış, sadece onu es geçecek bir rutin eklemişti, ki bu da  scene için 9 kusurlu hareketten biri olduğu için nuke’landı. Akabinde securom’un üstadları reloaded tarafından da proper’ı release edildi. 597 Mb olan oyunun hatta bir de unleashed tarafından riplenmiş 377 Mb’lik bir versiyonu da orly database’de yerini almış durumda.

Aslında hem oyun screenshot’larından, hem filmlerinin oyunu boktan olur altın kuralından, hem 500 küsürlük boyutundan, hem de burada açıklayamayacağım kadar grotesk 23 farklı sebepten dolayı bu oyunun boktanlığı tartışılmaz bence. Daha oynamadan, önyargı ile yargıladım oyunu bak dar alanda. Peki neden bloglara ekliyoruz? Seviyoruz dexter morgan’ı da ondan be gamsız. Buradan indir/ Postmortem / Reloaded

Dead Space 2 – FLT (Fairlight) Akıl Almaya Geri Geldi!

Dead Space 1’i bitirmedim, bitiremedim, yarıda bıraktım ve uninstall ettim. Sadece uninstall etmedim, tevbe de ettim, bir daha korku oyunu oynamayayım ben artık dedim. Çünkü artık korku oyunları hakikaten acayip korkutuyor. Ama şimdi bu haberi görünce “lan lan” diye kıllanmadan edemiyorum. Sanırım bunu da alacaz ve harddiskimizde iso’sunu barındırıcaz ama daha aslı oynamam gerek bi ton oyun var sırada…Bilemiyorum yani, çok az oyun oynayabiliyorum zaten. Pff bu nasıl bir ilk paragraf oldu be. Bu kadar düz bir yazı yazmayı becermiş oldum. Kalktım oyundan korktum falan gibi açıklamalar yaptım. 35 yaşında adamım lan ben.

Bakın biz c64’de amiga’da castle of terror, goblins, elvira falan gibi korku oyunları oynadık evet ama korkmadık çünkü ne korkacaksın ya. Korkmak istesen grafiklerden ne olduğunu anlayamazsın ki zaten yaratığın. Ama clive barker’s undying’i ve aliens vs. predatör’ün marine’i ile başlayan, doom 3 ile yükselen bu korku oyun furyasında beni hakikaten korkutan oyunlarda beni en çok korkutan özellik, random spawn’lanma  özelliğidir. Yani abicim düşman önden gelsin, her türlü, keserim onun götünü ben. Uzaydan gelsin, cehennemden gelsin, zombi olsun, yaratık olsun ne olursa olsun, ayıklarım ben onu. Ama geçtiğim yerlerden, arkamdan, ya da dead space 1’deki gibi bir anda duvarın içinden , vent’lerde gelirse tırsarım. Herneyse, şimdi zaman link zamanı ise verelim o linkleri.
Buradan download et / Buradan da olur / IGN / Trailer / Hatta geçenlerde dead space 85 dakikalık animasyon filmi çıktı lan

%d blogcu bunu beğendi: